Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/254 E. 2025/4467 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/254
- Karar No
- 2025/4467
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1566 E., 2024/1871 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/151 E., 2021/473 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacılar vekili, katılma yoluyla asıl davada davalılar ... vd. vekili, asıl ve birleşen davada katılma yoluyla davalı/davacı ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların, dava konusu ... ili, 278 ada, 139 parsel sayılı taşınmazdaki A ve B bloktan oluşan binalarda bağımsız bölüm malikleri olduklarını, aynı taşınmazda A blok 2 nolu taşınmazın maliki olan davalı ... ile A blok 1 nolu taşınmaz maliki olan davalılar ..., ... ve ...'ın iş bu taşınmazları kiraya verdiklerini, bina ortak alanlarını kiracılarına depo olarak kullandırmak suretiyle haksız kazanç elde ettiklerini beyanla şimdilik 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin 28.05.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/696 Esas sayılı davada davacılar vekilleri ortak dava dilekçelerinde özetle; Bina inşaat alanının dışa taşılarak tüm binanın proje dışında büyütüldüğünün tespit edildiğini, tüm davalıların bu büyütmeden istifade ettiklerini, davalıların bu büyütme sebebi ile ecrimisil ödemeleri gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın her bir gayrimenkul için ayrı ayrı dava açması gerektiğini, bu nedenle müvekkilleri hakkındaki davanın tefrik edilmesini, müvekkillerinin taşınmaza hiçbir şekilde müdahalesinin olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. 2.Asıl davada davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevsizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının taleplerini ayrıştırması gerektiğini, ecrimisil talebinin ancak intifadan men şartına bağlı olarak talep edilebileceğini, intifadan men şartının yerine getirilmediğini, ortak alanlara haksız el atılmasının söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. 3. Birleşen Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/696 Esas sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından intifadan men koşulunun yerine getirilmediğini, bina oturum alanının davalılar tarafından büyütülmediğini, taşınmazın bu haliyle satın alındığını, davalılarca herhangi bir müdahale yapılmadığını beyanla birleşen davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; asıl davada dava konusunun, müdahale edilen ortak alanlar olduğu, ortak alanların projeye aykırı şekilde büyütme sonucunda dükkanlara dahil edildiği, ancak ortak alanların müstakil şekilde kira getirisi bulunmadığı ve davacıların dava tarihinden önce davalıları intifadan men ettiklerine dair bir ihtarname sunmadıkları gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden ise; taraflar arasında binanın taban oturumunun projeye aykırı olarak büyütülmek suretiyle bağımsız bölüm alanlarının arttırıldığının tartışmasız olduğu, bu eylemin yüklenici tarafından gerçekleştirildiği, birleşen dosya davalılarının bir müdahalesinden ve haksız işgalinden bahsetmenin mümkün olmadığı, birleşen dosya davalılarının binadaki bu projeye aykırılığı kat maliklerinin ortak iradesi olmaksızın tek başlarına gidermelerinin beklenemeyeceği gerekçesiyle birleşen davanın da reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili, birleşen davada davacılar/asıl davada davalılar ... vd. vekili, birleşen davada davacı/asıl davada davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Ortak alanların projeye aykırı olarak davalılara ait dükkanlara dahil edildiği hususunun dosya kapsamı ve bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, taşınmazların büyütülmüş ve cazibesi artırılmış bu hali ile kiraya verilerek kira geliri elde edildiğini, b. Kiraya verilerek gelir elde edildiği için intifadan men koşulunun aranmayacağını, kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerin intifadan men şartının istisnaları kapsamında olduğunu beyanla asıl davada verilen hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asıl davada davalılar ..., ... , ... ve ... vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. İntifadan men şartının istisnalarının oluşmadığını, bu nedenle asıl dava davacılarının temyiz taleplerinin reddine karar verilmesini, b. İlk Derece Mahkemesinin ret gerekçesine, asıl dava davacılarının kendi ortak alanlarındaki işgallerine bakmadan ecrimisil talep etmelerinin hakkın kötüye kullanılması hususunu oluşturduğunun eklenmesini ve hükmün bu şekilde düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. 3. Asıl dava davalılarından/birleşen dava davacılarından ..., ... ve ... vekili asıl ve birleşen davaya katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. İntifadan men şartının istisnalarının oluşmadığını, bu nedenle asıl dava davacılarının temyiz taleplerinin reddine karar verilmesini, b. İlk Derece Mahkemesinin ret gerekçesine, asıl dava davacılarının kendi ortak alanlarındaki işgallerine bakmadan ecrimisil talep etmelerinin hakkın kötüye kullanılması hususunu oluşturduğunun eklenmesini, bu doğrultuda asıl dava esastan ret olduğu için nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla asıl davadaki kararın bozulmasını, c. Birleşen dava yönünden ise tüm davalıların projeye aykırı büyütmeden faydalandıklarını bu nedenle ecrimisil ödemeleri gerektiğini, mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl ve birleşen dava kat irtifakı kurulu taşınmazda haksız işgale dayalı ecrimisil istemlerine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3.Birleşen davada davacılar ..., ... ve ... vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesine gelince; Taraflarca birleşen dosyaya yönelik bir temyiz talebi bulunmadığından, katılma yoluyla birleşen dosyanın temyizi mümkün değildir. Bu nedenle birleşen dosyaya ilişkin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Birleşen dava davacılarından ..., ... ve ... vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz karar harcının yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.