Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3464 E. 2025/14013 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3464
- Karar No
- 2025/14013
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/576 Esas, 2024/1982 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kangal Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/47 Esas, 2021/555 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Sivas ili ... ilçesi ... köyü sınırları içerisinde bulunan 1 02... (eski 549), 1 01... (eski 603), 1 01... (eski 611) ve 1 01... (eski 623) parsel sayılı taşınmazların ... Yönetim Kurulunun 10.06.1994 tarihli ve 4-35 sayılı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 05.07.1994 tarihli ve 72 sayılı oluru ile kamulaştırılmasına karar verildiğini dava konusu taşınmazların değerinin tespit edildiğini ve tespit edilen bedelin maliki/malikleri adına ... Şubesi'ne yatırılarak kamulaştırma işleminin tamamlandığını, taşınmazlara el konulduğunu, ancak bugüne kadar taşınmazın rızaen ferağı gerçekleşmediğinden tapu tescilinin sağlanamadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazların 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereğince davalı adına olan tapu kaydının iptal edilerek ... Genel Müdürlüğü adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usulüne uygun olarak tamamlanmış bir kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılara yapılan noter tebligat parçasının dosyaya sunulduğunu, yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunu, davalılar adına tespit edilen kamulaştırma bedelinin ... Şubesine yatırıldığını, bu hususa ilişkin olarak davalılar adına yatırılan kamulaştırma bedeline ait banka dekontunun da dosyaya delil olarak sunulan kamulaştırma dosyası içerisinde olduğunu, kamulaştırma bedelinin davalı tarafından ilgili banka şubesinden alınıp alınmamasının yapılan kamulaştırma işleminin sıhhatine etki etmeyeceğini, kamulaştırma işleminin tamamlandığını, mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesine ekli belgelerin yapılan incelemesinde; bahsi geçen alanın kömür temini amacıyla kamulaştırılması yönünden kamu yararı kararı verildiğine dair Maden İşleri Genel Müdürlüğünün 11.07.1994 tarihli evrakının yer aldığı, taşınmaz maliklerinden sadece ... varisi ...'a hitaben hazırlanmış olan noterlik evrakının ... adlı kişiye tebliğ edildiğine dair şerh bulunmakta ise de tebliğ mazbatasına rastlanılmadığı ve muhatabınca bizzat imzalanıp imzalanmadığının tespit edilemediği, kontrolünün sağlanamadığı gibi diğer maliklere tebligat yapıldığına dair tebliğ mazbatasının da dosyaya sunulamadığı, dilekçeye ekli banka dekontundan 6.190.151.008 ETL bedelin yatırılmış olduğu fakat bu banka dekontunda bahsi geçen paranın kime ya da hangi taşınmaza yönelik olduğunun anlaşılamadığı, yine kurum tarafından düzenlenen banka dekont listesinde dava konusu taşınmazın itirazlı olduğu kaydının yer aldığı anlaşılmakta ise de bu ismin yer aldığı liste sonundaki toplam bedelin 5.647.948.000 ETL olduğu, bu haliyle az yukarıda bahsedilen dekonttaki bedelle uyumsuz olduğu, paraların maliklere banka aracılığıyla ödemesinin yapıldığının da ispatlanamadığı, bu haliyle davacı kurumun maliklerin tamamına usulüne uygun tebligat yapılıp kamulaştırma bedelinin maliklere ödendiği hususunun davacı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi tarafından Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2022/2882 Esas, 2022/10994 Karar sayılı ve 2023/7056 Esas, 2024/581 Karar sayılı kararlarına uygun olarak davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna uygun olduğundan davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; 2942 sayılı Kanun'un 17 inci maddesinin koşulları oluşmadığından asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.