Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4882 E. 2025/6364 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4882
Karar No
2025/6364
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/442 E., 2024/555 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/370 E., 2021/368 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava dilekçesinde; davacılar ... ve arkadaşlarının Balıkesir'de kurulu ... Vakfı'nın vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince; dosya kapsamı itibarıyla davanın ... Vakfı'nın galleye müstahak vakıf evlatları olduğunun tespitine ilişkin olduğu, davacılar ... ile ...'nun batın şartlarını yerine getirdikleri, davacılar ..., ... yönünden sübut bulduğundan davanın bu davacılar yönünden kabulüne, bu davacıların ... Bey vakfının galleye müstahak vakıf evladı olduklarının ayrı ayrı tespitine; davacı ...'nun ise davacıların kardeşlerinin çocuğu olduğu, alt batında olması nedeniyle bu davacı yönünden açılan davanın reddine karar karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile "1-Davacılar ... ve ...'nun davasının kabulüne, davacılar ... ve ...'nun "..." Vakfının evladı olduklarının ayrı ayrı tespitine, 2- Davacı ...'nun davasının esastan reddine," karar verilmiştir. Davalı ... vekili ile davalı mülhak Vakıf vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince davacılar ... ile ...’nun davaya konu "... bey" vakfının vakfiyesindeki batın şartını kanıtladıklarından anılan davacılar yönünden davanın kabulüne, davacı ...’nun diğer davacıların kardeşlerinin çocuğu yani alt batında olması nedeniyle davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek davacıların vakıf evladı olduklarının tespiti davası açmalarında hukuki yararları bulunmadığını, davacıların, vakıf evladı olduklarını iddia ettikleri ... ...'in vakıf evladı olduğuna dair tespit kararı sunamadıklarını, dayanılan ilamın İdare Mahkemesinin galle fazlası miktarına ilişkin olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı ...'in davası reddedilmesine rağmen davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, arz edilen ve re'sen dikkate alınacak gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. Dava, dava dilekçesindeki anlatıma göre vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1. Anayasa'nın 141. maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Sözü edilen anayasal ve kanuni düzenlemeler gereğince, hakimin, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılarak değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbirine aykırı olmaması gerekir. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 7/4 sayılı kararında da, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiştir. Somut olayda; dava dilekçesi ve açıklama dilekçelerindeki anlatıma göre dava; vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında dava; davacıların dava konusu mazbut Vakfın gallesine müstehak vakıf evladı olduklarının tespitine ilişkin olduğu olarak nitelenip, hüküm fıkrasında ise davacılar ... ve ...'nun "... Vakfı"nın evladı olduklarının ayrı ayrı tespitine karar verilerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki meydana getirilmiştir. Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra Mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine yönelik Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunca 10.04.1992 tarihli ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturacak şekilde karar verildiği anlaşıldığından 6100 sayılı Kanun'un 298/2. maddesine aykırı kararın bozulması gerekmiştir. 2. Kabule göre de; Her dava, açıldığı tarihteki maddi vakıalara göre değerlendirilir. Ancak yargılama sırasında davanın konusuz kalması halinde İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekir. Vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin davalar, şahsa bağlı davalardan olup, davanın bu niteliği gereği dava konusu talebin mirasçılara intikal etmeyeceğinden, mirasçıların vakıf evladı istemli dava açmaları gerekir. Somut olayda, davacılardan ...'nun Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden sonra 20.05.2025 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığına göre, işbu davacı yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden, yeniden verilecek karar da bu hususa dikkat edilmesi gereğine değinmek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre şimdilik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4882, K. 2025/6364, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4882-e-2025-6364-k-8ab35b5b805a