Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/30064 E. 2025/12650 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30064
- Karar No
- 2025/12650
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/443 E., 2021/115 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa'nın 141/3. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34., 230. ve 289/9. maddesinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak; iddia, savunma, sanığın leh ve aleyhindeki kanıtların tartışılması, sanığın savunmalarına neden itibar edilmediğinin denetime imkan verecek şekilde açıklanması, sübutu kabul edilen ve suç oluşturan eylemlerin belirlenmesi ve yasal öğelerinin gösterilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre ise; 1.Uyarlama yargılamasının kesinleşmiş hükümler yönüyle mümkün olduğu, sanık hakkındaki 17.11.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca lehe kanun değerlendirmesi için Mahkemeye iade edildiği ve bu nedenle 18.12.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün kesinleşmediği gözetilmeden gerekçenin ilk paragrafında uyarlama yargılamasından söz edilmesi,
2.Sanık hakkında 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi delaletiyle 3/5, 3/10. maddeleri uygulanarak temel ceza belirlendikten sonra anılan Kanun'un 3/23. ve 5/2. maddelerinin uygulanması yerine, 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte anılan Kanun'un 3/22. maddesinin uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 24.04.2015, iddianame düzenleme tarihinin 16.06.2015 olduğu,
Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/329 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 16.06.2015 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 14.08.2015 olduğu anlaşılmakla,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezasına hükmedildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, uygulama yapılırken hiç bir ayrım yapmaksızın cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
5.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesine aykırı olacak şekilde aynı Kanun'un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesi,
6.Suç konusu eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesine göre müsadere edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.