Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/30075 E. 2025/13089 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30075
- Karar No
- 2025/13089
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/565 E., 2020/335 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1. Suça konu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, isnat edilen eylemin 5607 Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'un (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesinin son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/1 ve 3/10 maddesi kapsamında olacağı, kesintisiz takip bulunmayan ve yurt içinde yakalanılan hallerde ise eylemin suç tarihine göre 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 3/5. ve 3/10. maddeler kapsamında kaldığı, olay tutanağı ve dosya
kapsamına göre suça konu eşyanın fiziki takip ve sonrasında sanığın evinde ele geçirilmediği, ayrıca sanığın aşamalarda değişik tarihlerde getirerek evde biriktirdiğini söylediği gözetilmeden yazılı şekilde 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinden hüküm tesisi;
2. 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, 7242 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce duruşmada ihtar yapıldığı gerekçesiyle sanığa etkin pişmanlık ihtarı yapılmadan karar verilmesi,
3. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4. Suça konu eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.