Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4874 E. 2026/3003 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4874
Karar No
2026/3003
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/98 E., 2024/77 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 29... parsel sayılı 519.500,07 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ve ... dava dilekçesinde; vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın bir bölümünün adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli ve 2007/1672 Esas, 2014/1468 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.04.2016 tarihli ve 2016/3767 Esas, 2016/4475 Karar sayılı ilamıyla mera olarak tespit edilen taşınmazda kullanma hakkı sahibi yasal hasım konumundaki ... davaya dahil edilmeden taraf teşkili sağlanmaksızın esasa girilerek karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif, hava fotoğrafları, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre 2 29... parsel sayılı taşınmazın davacıların kök murisi adına kayıtlı 1937 tarihli 1 numaralı tahrir kaydı sınırları içinde kaldığı ve tespit tarihinden geriye doğru 20 yıllık nizasız ve fasılasız zilyetlikle kazanım koşulunun (A1), (A2), (A3), (A4), (A8), (A9), (A10), (A11), (A13) ve (A14) alanları bakımından gerçekleştiği, (A5), (A6), (A7) ve (A12) alanları ile feragat eden mirasçılar yönünden ise bu koşulun oluşmadığı tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kadimden beri mera niteliği taşıdığı ve kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik hükümlerine göre gerçek kişiler adına tescilinin mümkün olmadığı hâlde İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca kısmen aleyhine hüküm verilen Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın mera vasfında olup olmadığı ve buna bağlı olarak taşınmazın bir bölümünün davacılar adına tescilinin mümkün olup olmadığına ilişkindir. 1. İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmün (1/A) bendinde fen bilirkişi raporuna atıf yapılırken 27.03.2024 havale tarihli olduğu belirtilmekle beraber, kararın gerekçe kısmından mezkur raporun 03.03.2023 havale tarihli olduğu anlaşılmakta olup, bu husus mahallinde düzeltilebilir, sonuca etkili olmayan maddi hata olarak değerlendirilmiştir. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4874, K. 2026/3003, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4874-e-2026-3003-k-33fd7d7cd34c