Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4637 E. 2026/2278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4637
Karar No
2026/2278
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2372 E., 2024/899 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/18 E., 2022/71 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 38... parsel sayılı 2.863,99 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinli tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ...Mahallesi 1 38... parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit edildiğini, anılan taşınmaza ilişkin olarak davalı yönünden zilyetlik koşullarının oluşmadığını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşif ve alınan teknik bilirkişi raporlarından dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, orman içi açıklık vasfı taşımadığı, krokide (A) ve (C) harfiyle gösterilen kısımların taşlık ve seyrek çalılık olduğu, tarım arazisi olarak kullanılmadığı, imar ihyasının yapılmadığı, zilyetlikle iktisap şartlarının sağlanmadığı, (B) harfiyle gösterilen kısmın üzerinde çok eski yıllardan beri tarım yapıldığı, toprak yapısının etrafındaki tarım parselleriyle aynı yapıda olduğu, 45 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığı, zilyetliğin kesintiye uğramadığı ve uzun süreden beri ekonomik katkı sağlanan bir yer olduğu, zilyetlikle iktisap koşullarının davalı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 38... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle, 24.03.2022 havale tarihli müşterek ek bilirkişi raporu eki krokide (A) harfiyle gösterilen 392,90 metrekarelik kısmın ifrazıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ham toprak vasfıyla Hazine adına, (B) harfiyle gösterilen 1.679,36 metrekarelik kısmın ifrazıyla aynı ada aynı parsel numarası verilerek tespit gibi vefat eden davalı ... adına, (C) harfiyle gösterilen 791,73 metrekarelik kısmın ifrazıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, teknik bilirkişi raporlarından eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşımadığı, krokide (B) harfiyle gösterilen kısım yönünden davalı lehine taşınmaz iktisap koşullarının oluştuğu, (A) ve (C) harfiyle gösterilen kısımların ise imar ihyasının tamamlanmadığı, taşınmaz iktisap koşullarının oluşmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddedilen (B) harfiyle gösterilen kısmında eski tarihli hava fotoğraflarından davalının imar ihya olarak nitelendirilebilecek zirai faaliyetinin olmadığını, taşınmaz üzerindeki zeytinlerin dağınık ve bakımsız olduğunu, davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; davalıların lehine taşınmazın değerine göre nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini dava konusu taşınmazın uzun yıllar tarım arazisi vasfıyla davalıların murisi ve davalılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altına bulunan yerlerden olup olmadığı ve taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarıyla hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarıyla İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4637, K. 2026/2278, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4637-e-2026-2278-k-b1004e5244e9