Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4432 E. 2025/5996 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4432
Karar No
2025/5996
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/303 E., 2023/128 K. KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi gereğince tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı ... İdaresi ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... köyü, 1 53... parsel sayılı taşınmaz; mülga 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre ilk tesis kadastrosu sırasında "tescil harici bırakıldığı" ve 12.03.1984 tarihinde kesinleştiği, ... ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün ortak çalışmaları sonucunda ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre Ek-5 madde çalışması başlatılarak 06.04.2016-05.05.2016 tarihleri arasında askı ilanı yapıldığı ve 06.05.2016 tarihinde kesinleştiği, 2B uygulaması yapılmadığı, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesine göre yapılan ve 02.11.2016-01.12.2016 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı görümüştür. Dava konusu taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan mülkiyet sütunu boş bırakılarak ... Kadastro Mahkemesine tevdi edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyünde yer alan kuzeyinde 252 no.lu parselin bulunduğu 11.617.00 m²lik arazinin 40-50 yılı aşkın süreden beri tek başına ekip biçtiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde kadastro çalışmaları başladığında müvekkilinin zilyet ve tasarrufu altında bulunan dava konusu alan işlem görmeyerek taşınmazın tamamının tapulama harici bırakıldığını, söz konusu taşınmazın ormanla veya mera ile bir ilgi ve alakasının olmadığını, müvekkili dışında herhangi bir kimsenin hak iddia etmediğini belirterek dava konusu taşınmazın müvekkili lehine kazandırıcı zamanaşımı gerçekleştiğinde 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi gereğince taşınmazın tamamının tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 19.03.2015 tarihli ve 2014/461 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararında; davanın kısmen kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... köyünde kain 10.11.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve koordinatları belirtilen13146.89 m²lik alanın 1308 sayılı taşınmaz içerisinde kalan 18.24 m²lik kısmı hariç olmak üzere yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 19.03.2015 tarihli ve 2014/461 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararına karşı davalılar Hazine ve Orman İdaresi temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.11.2018 tarihli ve 2018/4120 Esas, 2018/7731 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararı görevsizlik nedeniyle bozulmuştur. 2. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 26.02.2020 tarihli ve 2019/39 Esas, 2020/279 Karar sayısı belirtilen kararıyla Mahkemenin görevsizliği nedeni ile davanın usulden reddine, usulünce talep halinde dava dosyasının görevli ve Yetkili ... Kadastro Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. 3. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 26.02.2020 tarihli ve 2019/39 Esas, 2020/279 Karar sayılı kararı temyiz edilmeden kesinleşmiştir. 4. Görevsizlik kararı üzerine ... Kadastro Mahkemesine gönderilen dosyada, ... Kadastro Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2021/303 Esas-2023/128 Karar sayılı kararında; " aynı çalışma alanı içerisinde senetsizden zilyetliğe dayalı olarak tescil edilen taşınmaz toplamının 40... dönümlük sınırları aşmadığı, keşifte dinlenilen beyanların, bilimsel nitelikteki bilirkişi raporu ve hava fotoğrafları ile uyumlu olduğu ve kanunun aradığı imar ihya koşulları oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulü ile a) Dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü, 1 53... parsel sayılı taşınmaza yönelik kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın aynı ada ve parsel numarası altında yüzölçüm miktarı ve vasfı korunarak 2 53...30 T.C kimlik numaralı ... ... Oğlu, ... adına tapuya kayıt ve tesciline, b) ... ili ... ilçesi ... köyü 1 53... , 1 53... ve 1 53... parsel yönünden feragat nedeniyle reddine, Dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 53... , 1 53... ve 1 53... parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, c) ... ili ... ilçesi ... köyü 1 53... , 1 53... ve 1 53... parseller yönünden ise fen bilirkişisine ait krokinin yanlış çakıştırılmasından dolayı sehven davalı hale getirildiği anlaşıldığından davalıdır şerhinin kaldırılarak tespit gibi tesciline, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Nedenleri 1. Davalı ... İdaresi temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yerin eski memleket haritası ve anejman planında orman olarak göründüğünü, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, taşınmazların başında yapılan keşifler sonrasında davacının zilyetlik iddiasının tespiti amacıyla, geriye dönük beşer yıl arayla getirtilecek üç ayrı hava fotoğrafının dosya içine alınarak, zilyetlik talebine göre imar ve ihya durumunun tespiti için Orman mühendisi bilirkişisi ile fotogrametri ve jeodezi bilirkişilerinden rapor alınması gerekir iken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığını, zira zilyetliğin başlangıcına ilişkin fotogrametri bilirkişisinden alınan raporda yılı belirtilmiş ise de zilyetliğin devamına ilişkin olarak hiçbir açıklama yapılmadığını, Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre dört tarafı Orman ile çevrili bir taşınmaz orman içi açıklık olarak kabul edilmekte olup dava konusu edilen kısım 30 dönümden daha az olduğu için orman alanından çıkarılması usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili; detaylı ve bilimsel bir araştırmanın yapılması, gerçeğin birebir yansıması olan uydu görüntülerinin incelenmesi sonucunda taşınmazların üzerinde imar ihyaya ilişkin herhangi bir emarenin olmadığı, ayrıca İlk Derece Mahkemesince, rahatça ulaşılabilir olan 20 09... yıllarına ait ... uydu görüntülerinde taşınmazın herhangi bir şekilde kullanılmadığı, sonuçta dava konusu taşınmazların Hazine adına tescili gerekirken, davacı adına tescili hukuka aykırı olup Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi gereğince kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı dava konusu taşınmazın davacı adına tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4432, K. 2025/5996, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4432-e-2025-5996-k-d547c16eb3ba