Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3110 E. 2025/6011 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3110
Karar No
2025/6011
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1409 E., 2023/85 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/73 E., 2022/6 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

... ili ... ilçesi ... köyü/Mahallesi 1 46... parsel 14.324.066,34 m² yüzölçümüyle ve ihdasen orman vasfıyla Hazine adına 01.10.2014 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... mevkiinden bulunan krokide (A) harfiyle gösterdikleri 13.101,38 m² yüzölçümündeki taşınmazın müvekkili ... ve öncesinde babası ... 60 yılı aşkın süredir zilyet olduklarını, taşınmaz içerisinde balık üretme çiftliği ve mesire alanı bulunduğunu belirterek 1 46... parselin tapu kaydının iptali ile müvekkil adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...davaya konu 1 46... parsel sayılı taşınmazın ilk olarak 1991 yılında Hazine adına ilgili müdürlüklerden 25 yıl süreyle kiralanmak suretiyle üzerine alabalık tesisi inşa edildiği sabittir. Mahkememizin 2012/31 E sayılı dosyasındaki davalının alabalık tesisi hakkındaki beyanları ve Mahkememizin 2016/166 E sayılı dosyasındaki davacının alabalık tesisi hakkındaki beyanları da bu hususu doğrulamaktadır. Dolayısı ile taşınmaz, davacının kiracılık sıfatı ile, kirasını ödemek suretiyle ve başkasının üstün hakkını kabul ederek kullandığı yerlerdir. Bu hali ile somut dosya kapsamında davacı asli zilyet olmayıp TMK 713. maddesinde yazılı şartların davacı lehine oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...öncelikli olarak davacının davasının kabul edilebilmesi için davacının taşınmazda murisi ile beraber eklemeli yahut tek başına malik sıfatıyla 20 yıldan fazla bir süre zilyet olduğunu ispat etmesi gerekmekte olup, mahallinde icra edilen keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları beyanlarına göre davacı murisinin çekişmeli taşınmazda hayvan otlatmak sureti ile kullanımının ekonomik amaca yönelik zilyetlik olmamasına göre davacının eklemeli zilyetlik hükümlerinden faydalanamayacak olduğu gibi, dairemizin Yargıtay denetiminden de geçen 2018/990 Esas ve2018/1385 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere davacının paydaş olduğu komşu parsel olan 1 47... parsel ile birlikte kullanılan alanın Orman işletmeye kira ödeyerek kullandığı, taşınmazda asli zilyet olmadığı, aksine zilyetliği feri nitelikte olmasına göre dava konusu taşınmazda davacının zilyetliği yasanın aramış olduğu malik sıfatıyla zilyetlik koşulunu taşımadığı gibi, alınan beyanlara göre 1991 yılında kurulduğu belirtilen tesisin davacı ile beraber kardeşleri tarafından 10 yıl süre ile işletildikten sonra davacının davacı taşınmazın müstakilen kullandığını belirtmesine ve davacının taşınmazı adına tescil istemi ile dava açmış olmasına göre dahi davacının tespit tarihine kadar taşınmazda tek başına malik sıfatıyla 20 yıldan fazla bir süre zilyet olduğunu ispat edemediği..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3110, K. 2025/6011, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3110-e-2025-6011-k-bd31467e634d