Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/837 E. 2025/6020 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/837
- Karar No
- 2025/6020
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/19 E., 2023/734 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ....... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/500 E., 2017/323 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 435 parsel sayılı 1.080,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 457, 37, 163, 1 68... sıra nolu tapu kayıtları uygulanarak tek katlı kahvehane ve tarla niteliği ile ... ve müşterekleri adına 05.05.1986 tarihinde tespit edilmiştir. Gerçek kişilerin itirazları üzerine ... ... Kadastro Komisyonunun 18.08.2000 tarihli ve 14 sayılı kararıyla; 4 35... sayılı parsellerin 1/3’er payla ... çocukları ..., ...ve ... adlarına tesciline karar verilmiş, Kadastro Komisyonu kararı itiraz edilmeksizin kesinleşerek 12.02.2001 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.
Yörede orman tahdit çalışmaları yapılmamıştır. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 435 parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm tasarrufu altındaki ve orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptal edilip Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ... ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/357 Esas sayılı davada davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 470 parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm tasarrufu altındaki ve orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptal edilip Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. Orman İdaresi katılma dilekçesiyle; dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmazın (eski 435 parsel) alanın tamamının evveliyatının ve eylemli halinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde orman sayılmayan yerlerden olduğu, dava konusu 1 06... parselin (eski 470 parsel) evveliyatı ve eylemli durumu itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile ... ili .... ... ilçesi ... köyü 1 06... parsel (eski 470 parsel) sayılı davalı adına kayıtlı taşınmazın 14.07.2015 tarihli fen bilirkişi raporu ve 05.10.2015 havale tarihli teknik bilirkişi raporu doğrultusunda tapu kaydının iptaline "orman vasfı" ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; 1 06... parselin orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "istinafa konu 1 06... parsel sayılı taşınmazın mera ve harman yeri niteliğinde bulunmadığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, köy içinde yer aldığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, üzerinde 55-60 yaşlarında 4 katlı betonarme bina ile iki tane incir ağacı, bir tane erik ağacının yer aldığı, üç sınırının gerçek kişiler adlarına tapuda kayıtlı taşınmazlarla, bir tarafının yol ile çevrili olduğu, yoldan sonrada köy içinde bulunan gerçek kişilere ait taşınmazların bulunduğu, orman içi açıklık niteliğinde bulunmadığı" belirterek, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.