Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3386 E. 2025/6010 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3386
Karar No
2025/6010
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/56 E., 2022/68 K. KARAR : Davacı ...'ın davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine, davalı Hazine vekili, davacılar ... ve ... vekili, davacı ... vekili,

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'ın davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, asli müdahil Orman İdaresi vekili, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili, davacılar ... ve ... vekili, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sonucu, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ...... parsel sayılı 430.8 72... yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... vekili, asıl dosyaya sunduğu 26.04.2010 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi ... köyünde kain 1 01... , 13, 14, 15, 16, 17, 18, 20... sayılı parseller ile ...... , 3, 9 ve 10, 1 03... , 1 18... , 2 ve 3, 1 19... , 2, 3, 4, 5 ve 6, 1 20... , 2, 3, 4 ve 5, 1 07... parsel sayılı taşınmazların 20 yılı aşkın süreden beri müvekkilleri olan davacıların eklemeli olarak zilyetliklerinde bulunduğunu, taşınmazların davacıların dedeleri ... ile babaannelerinden kaldığını, ancak yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve yargılama sırasında 1 01... , 13, 14, 15, 16, 17... sayılı parseller, 1 03... , 1 18... ve 3, 1 19... , 2, 3 ve 6 sayılı parseller ile 1 20... , 2, 3, 4 ve 5 sayılı parseller hakkındaki davalarından feragat etmiştir. Birleşen dosya davacısı ... vekili, birleşen 2010/167, 168, 169, 171, 172, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 1 93... Esas sayılı dava dosyalarına sunduğu 07.05.2010 tarihli dava dilekçelerinde özetle; tapu kayıtlarına dayanarak, ... ilçesi ... köyünde kain 1 01... , 14, 15, 16, 17, 18, 20... , ...... , 2, 9 ve 10, 1 18... , 2 ve 3, 1 19... , 2, 3, 4, 5 ve 6, 1 20... , 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına yapılan kadastro tespitlerinin iptali ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/11, 6 sayılı veraset ilamı gereğince davacı ve müşterekleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davacısı ... vekili, ... Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu 17.01.2011 havale tarihli dava dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ilçesi ... köyü ...... sayılı parselin kapsamı içerisinde kalan sınırlarını bildirdiği taşınmazın, davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve bu mahkemece görevsizlik kararı verilerek dava dosyası neticesinde dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Birleşen dosya davacısı... vekili, 05.05.2010 tarihli dilekçesinde özetle; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ilçesi ... köyü ...... parsel sayılı taşınmazın davacı adına tescilini talep ettikten sora, 03.02.2014 tarihinde dosyaya ibraz etmiş olduğu dilekçe ile taleplerinin 1 20... ve 2 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olduğunu belirterek, dava dilekçelerini bu şekliyle düzeltilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davacıları ... ve ... vekili, 10.05.2010 tarihli dilekçesinde özetle; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ilçesi ... köyü ...... parsel sayılı taşınmazın davacılar adına tescilini talep etmiştir. Asli müdahil Orman İdaresi vekili, 16.06.2014 tarihli müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman olduklarını ileri sürerek, taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen, (A), (B) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımların ham toprak vasfıyla Hazine adına, (C) harfi ile gösterilen kısmın ... adına tapuya tesciline dair önceki karar, davacılar ..., ...; ... ve ... (A kısmı) ile asli müdahil Orman İdaresi ve davalılardan Hazine ve ... Büyükşehir Beldiye Başkanlığının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.05.2018 tarihli ve 2017/7204 Esas, 2018/3556 Karar sayılı ilamıyla; "... hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları yetersiz ve denetime elverişli değildir. Şöyle ki, orman bilirkişi raporunda 1955, 1986 tarihli memleket haritaları ve 1984 tarihli hava fotoğraflarının incelendiği açıklanmakla birlikte rapor denetime elverişli olmadığı gibi en eski tarihli hava fotoğrafları ve kadastro tespitinden 15, 20 yıl önceki hava fotoğraflarıda dava konusu taşınmazlara uygulanmamıştır. Keşif sırasında sadece köy dışından mahalli bilirkişi getirilmiş olup mahalli bilirkişiler taşınmazları bilmediklerini beyan etmişler ve birbirinden farklı iddialar olmasına karşına sadece (1) tespit bilirkişi beyanı dikkate alınarak karar verilmiştir. Yine, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerlerde dere bulunmasına rağmen Jeoloji bilirkişi de dinlenmemiştir. Ayrıca davacılardan ..., ...'ın dayandıkları 41, 53, 65 nolu tahrir belgelerine, kamulaştırma dosyaları kaymakamlık makamına yapılan şikayetler sonucu yapılan kiralama sözleşmeleri ve davacı ... ise 26.07.19 62... /16 sayılı kaymakamlık meni müdahale kararı ile Mayıs 1326 tarih, cilt:6, sayfa:225, sıra:16; Mayıs 1326 tarih, cilt:2, sayfa:113, sıra:25; Mayıs 1326 tarih, cilt:6, sayfa:225, sıra:21; Mayıs 1326 tarih, cilt:6, sayfa:225, sıra:22; Mayıs 1326 tarih, cilt:6, sayfa:225, sıra:24 nolu tapu kayıtlarına dayandığı halde bu kayıtlardan hangisinin dava konusu taşınmazlardan hangisine uyduğu taraflara açıklatılmadığı gibi tüm geldi gittileri tedavülleri onaylı birer suretleri dosya arasına alınmamış keşif sırasında da sadece ...'in sunduğu 16... sıra nolu tapularının uygulandığı diğer kayıtların ise keşif sırasında uygulanmadığı gibi tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitirip yitirmedikleri değerlendirilmeden karar verilmiştir. Ayrıca; ...... sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen kısmına orman denilmesine rağmen, 3863,65 m²'lik bu alanın sınırında orman olmadığı etrafının dava konusu ...... sayılı parsel ile çevrili olduğu ve o parselin de ham toprak vasfında olduğu, bu nedenle taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının orman olmasını gerektirecek yeterli açıklama yapılmadığı yine 1 01... sayılı taşınmaz ile ilgili olarak orman bilirkişi raporunda açıkça taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklandığı halde, sonuç bölümünde bu kez dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş olup, orman raporuda kendi içinde çelişmiştir. Dava konusu 1 20... parsel sayılı taşınmaz ... adına tescil edilmiş ise de ... yargılama aşamasında dava konusu taşınmazın kendisine ait olmadığını açıkça beyan etmiş olup, mahkemece bu beyan dikkate alınarak taşınmazın iddiasını ispat eden hak sahibi adına tescil edilmesi, 1 18... parsel sayılı taşınmaz ..., ... adına tescil edilmiş ise de yargılama aşamasında dava konusu taşınmazın kendilerine ait olmadığını açıkça beyan ettikleri görülmekle mahkemece bu beyan dikkate alınarak taşınmazın iddiasını ispat eden hak sahibi adına tescil edilmesi gerektiği hususları göz ardı edilmiştir. Ayrıca, dava konusu taşınmazlar keşif sırasında mahkeme heyetince belirlenip görülmesi ve gözlemlenmesi gerekirken, dava konusu taşınmazlardan ...... sayılı parsel başında keşif yapılmadan karar verilmiş olması ve kadastro sırasında 1 01... sayılı parselin davalı Hazine adına değil davacılardan ... ...adına tespit gördüğü dikkate alınmaması, ayrıca dava konusu yapılan ...... sayılı parsel hakkında ise olumlu veya olumsuz bir karar verilememesi de hatalıdır ..." denilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; dava konusu ...... parselin fen bilirkişi raporunda ... ile rumuzlandırılan yer açısından davacı ...'ın davasının kabulüne, bu kısmın ...... no.lu parselden ifrazı ile aynı ada farklı parsel numarası ile 6.250, 18... yüzölçümü ile tarla vasfı ile davacı ... ve ... oğlu ... adına tespit ve tesciline, fen bilirkişi raporunda (D), (E), (F), (G) ve (H) ile rumuzlandırılan yerler açısından diğer davacıların davalarının reddine, asli müdahil Orman İdaresi davası ispatlanmadığından reddine, ifraz sonucu ...... parselde kalan yerler açısından aynı ada aynı parsel numarası ile fen bilirkişi raporunda belirtilen yüzölçümü ile tespit gibi tesciline, fen bilirkişi kök ve ek raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, asli müdahil Orman İdaresi vekili, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili, davacılar ... ve ... vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Orman İdaresi vekili ile davacı ... vekili, davacılar ... ve ... vekili, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, hakkında kabul kararı verilen kısımlar yönünden dava konusu ...... parselin kadastro tespitinin iptaline karar verilmemiş olması hükmün infazında tereddüte sebebiyet verebileceğinden usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

S O ... UÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil Orman İdaresi vekili ile davacı ... vekili, davacılar ... ve ... vekili, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Asli müdahil Orman İdaresi vekili ile davacı ... vekili, davacılar ... ve ... vekili, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının birinci bendine, " ... KABULÜNE" ifadesinde sonra gelmek üzere, "...... parselin bu kısmına ilişkin kadastro tespitinin iptaline ve" ibaresinin eklenmesine ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3386, K. 2025/6010, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3386-e-2025-6010-k-0063a0f2534d