Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4268 E. 2026/2561 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4268
Karar No
2026/2561
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/8 E., 2024/9 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, temyize konu tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 254 parsel sayılı 224,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 13... parsel numarasıyla 21.540,54 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait eski 254 (yeni 1 13... ) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, uygulama tespitinin iptali ile taşınmazın eski yüzölçümü ve sınırına göre tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davalı taşınmazın etrafında Hazineye ait arazi olmadığından Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmazların sınırlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığı için hak kaybı olmadığını ve davacının dava açmakta hiçbir hukuki menfaati olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli ve 2013/5 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararı ile davalı Hazine aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 1 13... parsel sayılı taşınmazın uygulama tespitinin iptaline, 08.02.2016 tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide doğudaki yolda bulunan (Z) harfi ile gösterilen 226,05 metrekarelik, kuzeydeki yolda bulunan (M) harfi ile gösterilen 515,81 metrekarelik kısmın yoldan ifraz edilerek 1 13... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 1 13... parselin yüzölçümünün temyize konu olmayan ve 1 13... parselden ifraz edilerek 1 13... parsele eklenen kısımla birlikte 22.196,42 metrekare olarak tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 03.03.2022 tarihli ve 2021/11384 Esas, 2022/1931 Karar sayılı kararıyla "...somut olayda; fen bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan ana rapor içeriğinde, davacıya ait taşınmazların tescil harici yol ve dere (su arkı) ile olan sınırının uyumlu olduğu belirtilmesine rağmen rapor ekindeki çakışık krokilerde taşınmazların tesis kadastro sınırları ile uygulama kadastro sınırlarında farklılık olduğunun anlaşıldığı, ancak bilirkişi raporunda bu uyumsuzluğun hangi sebepten kaynaklandığının açıklanmadığı, hükme esas alınan fen bilirkişilerine ait ek raporda ise çakıştırma yapılmadan dava konusu taşınmazlara eklenip çıkarılacak kısımlar gösterilmiş olup, bu kısımların neye göre belirlendiğinin rapordan anlaşılamadığından denetiminin de sağlanamadığı, hal böyle olunca; mahkemece harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...üçlü bilirkişi heyet raporunda; ihtilaf konusu taşınmazın yüzölçüm değerlerindeki azalmanın tesis kadastrosu sırasında .... ile müşterek sınırda ölçü ve sınırlandırma hatası yapılmasından kaynaklandığının, zemin kullanımında tesisten bugüne kadar bir değişimin olmadığının, uygulama kadastrosu sırasında hatalı olan kadastro paftası esas alınarak sınırlama yapıldığından pafta ile zemin kullanımı arasında farklılık oluştuğunun belirtildiği..." gerekçesiyle temyize konu 1 13... (eski 254) parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, uygulama kadastro tespitinin iptaline, 11.12.2023 tanzim tarihli bilirkişi heyet raporunda kroki 13'te (düzeltme krokisi) işaret edildiği gibi (A) harfi ile gösterilen 594,61 metrekarelik kısmın 1 13... parsele eklenerek, (B) harfi ile gösterilen 263,22 metrekarelik kısmın 1 13... parselden çıkartılarak adı geçen parselin toplam 21.871,93 metrekare olacak şekilde davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın yüzölçümündeki eksilmenin teknik ölçümlemelerden kaynaklandığını ve taşınmazın mülkiyetine etki etmemekte olup fiili durumun hukuki duruma dönüşmesinin söz konusu olduğunu, kadastro tespitine ilişkin davalarda İlk Derece Mahkemesince kabul kararı verilse dahi, davalılar aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini ve Hazinenin bu davada yasal hasım sıfatıyla yer almakta olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4268, K. 2026/2561, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4268-e-2026-2561-k-f66dff97644f