Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/242 E. 2026/4293 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/242
- Karar No
- 2026/4293
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/308 E., 2023/2 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. Maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'un 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; Dairemizce verilen bozma kararı üzerine davacı hakkında Mahkemece kurulan hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle ıslah ederek 2.214,27 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.151,01 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 2.500,00 TL manevi tazminatın ise faiz olmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce davalı lehine fazla maddi tazminata hükmedildiği, tutuklu kalınan sürenin tamamının davacının başka bir mahkumiyetinden mahsup edilmesi nedeniyle makul tazminata hükmedilmesi gerektiği ve dava adının hatalı yazıldığı gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma kararı üzerine Mahkemece 150, 00 TL maddi ve 150,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminata esas beraat hükmünün kesinleşip kesinleşmediğinin ve davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerektiğine, mahkemenin yetkili olup olmadığının belirlenmesi gerektiğine, sembolik olarak tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğuna ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/102 Esas - 2015/682 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli hırsızlık suçundan 16.01.2015 – 23.03.2015 tarihleri arasında 66 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20.01.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ancak tümüyle mahsuba konu yapıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 12.950,00 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 300,00 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'un 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, HMUK’un 432. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Davacının tutuklama tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu ve 22.07.2016 tarihli kararın yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edilmesi nedeniyle manevi tazminata faiz işletilemeyeceği gözetildiğinde, davacı lehine hükmedilen maddi tazminata tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmesi ve manevi tazminatın ise faizsiz olarak ödenmesine hükmedilmesi gerekmekle birlikte, davalı vekilinin temyiz talebinin reddedilmesi nedeniyle aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.