Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4210 E. 2026/2124 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4210
Karar No
2026/2124
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3473 E., 2024/1575 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/32 E., 2022/157 K..

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ........ ili ...... ilçesi ...... Mahallesi çalışma alanında 1985 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında, çalılık olduğu belirtilerek tescil harici bırakılan dava konusu taşınmazlar, yörede 13.03.2017 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu çalışmaları sırasında Gazileraltı Devlet ormanı sınırları içinde kaldığı anlaşılmıştır. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ..... ili ..... ilçesi ..... Mahallesinde bulunan ve dava dilekçesine ekli krokide (A) ve (B) harfleriyle gösterilen taşınmazların kadastro sırasında tescil harici bırakıldığını, dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede yapılan ve 13.03.2017 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu çalışmalarında taşınmazların orman olarak tespit edildiğini, ancak taşınmazların tarla vasfında ve 20 yılı aşkın süredir müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, orman tespitinin iptaliyle taşınmazların tarım arazisi olduğunun tespitine ve orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... vekili ve Hazine vekili cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazların orman niteliğinde bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların eski tarihli belgelerde orman olmayan alanda kaldığı, hava ve uydu fotoğraflarında orman vasfı taşımayan ve fiili olarak tarımsal üretim yapılan alan oldukları, güncel durumu itibarıyla da orman vasfında olmadığı gerekçesiyle davacı ve asli müdahillerin davasının kabulüne, 03.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.034,61 m²lik bölüm ve (B) harfi ile gösterilen 1.347,63 m²lik bölüme ilişkin 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro tespitinin iptaline, bu alanların orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan iki farklı keşif sonucu dosyaya sunulan bilirkişi heyeti raporları ve hava fotoğraflarından, dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Kanun'a göre orman niteliğinde olmadığı, kadastro tespitinde çalılık olarak tespit dışı bırakıldıkları ve evveliyatı orman olmayan taşınmazların sadece eğimleri dikkate alınarak orman olarak nitelendirilmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik olduğunu, usul ve kanuna aykırı düzenlendiğini, düzeltme çalışmalarıyla fiilen orman olan taşınmazların orman içine alınabileceğini ancak orman sınırları dışına çıkarılamayacağını, bu nedenle parselin tamamının orman sınırları içerisindedir ibaresinin kaldırılmasının hatalı olduğunu, bilirkişisi raporlarında orman kadastrosunda kesinleşen aplikasyon ve ikinci maddeye göre ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 11/10 fıkrasına göre belirlenen orman kadastro paftalarının aynı ölçekte çakıştırılmadığını, raporun hüküm kurmak için yetersiz olduğunu, evveliyatı orman olan yerlerin 25 10... sayılı Kanun'lar gereğince tevziye tabi tutulmasının geçersiz olduğunu, tapu kayıtlarının hüküm ifade etmeyeceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4210, K. 2026/2124, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4210-e-2026-2124-k-fe2e550af83c