Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/7424 E. 2026/11100 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/7424
Karar No
2026/11100
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2201 Esas, 2026/376 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/674 Esas, 2025/133 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi 261 64... parselin hissedarı olduğunu, taşınmazın yapılan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında okul yeri olarak ayrıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, yüksek bedele hükmedildiğini, ıslahtan faize hükmedilmesi ve maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1989 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Okul Yeri" olarak ayrıldığı, taşınmazın boş arsa görünümünde olup üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığı bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemi nedeniyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş deyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği, bu itibarla dava konusu ... Mahallesinde kain 261 64... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, taşınmazın paydaşları tarafından açılan ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek kesinleşen bedel de değerlendirilmek suretiyle (idari yargıda karara çıkan paydaş dosya bedeli adli yargı denetimden geçmediğinden değerlendirmeye esas alınamayacağı) değerinin tespit edilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemekle birlikte taşınmazın paydaşları tarafından açılan davalar sonucu Dairelerine intikal eden dava dosyalarında, Temmuz 2023 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 16.670,00 TL/m² birim bedelin tarafların istinafı üzerine Dairelerinin 2024/1646 Esas sayılı ilâmı ile uygun bulunduğu, yine Aralık 2023 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 19.346,00 TL/m² birim bedelin tarafların istinafı üzerine Dairelerinin 2024/ 2940 Esas sayılı ilâmı ile uygun bulunduğu, iş bu bedellerin eldeki dava değerlendirme tarihine eskâle edilmesi halinde 24.289,00 TL/m² birim bedele ulaşıldığı, eldeki davada ise değerlendirme tarihi itibarıyla taşınmaza 28.650,00 TL/m² birim bedel belirlendiği dikkate alınarak güçlü delil niteliğindeki uygun bulunan bedellerden ayrılma nedenleri hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış, alınan ek raporda yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, zira taşınmaz ile aynı mahalle aynı ve sokak cepheli, dava konusu taşınmazın karşısında yer alan 261 65... parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davada Mayıs 2023 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 18.800,00 TL/m² birim bedelin Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2025/5429 Esas sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, güçlü delil niteliğindeki bu bedelin eldeki dava değerlendirme tarihine eskale edilmesi halinde ulaşılan bedelin hükme esas rapor bedeliyle uyumlu olduğu, yine taşınmazın paydaşları tarafından açılan davada Kasım 2024 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 35.830,00 TL/m² birim bedelin Dairelerinin 2026/4469 Esas sayılı ilâmı ile uygun bulunduğu da dikkate alındığında, hükme esas bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle bedelinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline ve yerleşik Yargıtay içtihatları ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın konusunun para olması nedeniyle hükmedilen miktar üzerinden davacı lehine nispi vekâlet ücreti verilmesine dair kararda, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmazın başka paydaşları tarafından aynı kapsamında açılan davalarda 22.04.2023 değerlendirme tarihi itibarıyla taşınmaza 14.370,00 TL/m² ve 03.05.2023 değerlendirme tarihi itibarıyla ise 14.510,00 TL/m² değer biçildiği, bu kararların Dairemizin 2025/5431 Esas, 2025/14032 Karar ve 2025/5462 Esas, 2025/14031 Karar sayılı kararları ile onandığı, iş bu dosyada 11.09.2024 değerlendirme tarihi itibarıyla 28.650,00 TL/m² değer biçildiği dikkate alındığında bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmaz için tespit edilen ve Dairemiz denetiminden geçen metrekare değerinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 5. Dava konusu taşınmaza fiilen elatılmamış olduğu gözetildiğinde, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/7424, K. 2026/11100, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-7424-e-2026-11100-k-4651e7de8a20