Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4025 E. 2026/2395 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4025
Karar No
2026/2395
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/689 E., 2024/893 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/12 E., 2023/248 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan uygulama ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında, tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 744 parsel sayılı 916.250 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 12... parsel numarasıyla ve 1.136.782,21 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 02.06.2017 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; eski 744 parsel yeni 1 12... parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanun'u (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesince yapılan uygulama çalışmasında sınırın hatalı tespit edildiğini, ileri sürerek, bu parsel içerisinde orman alanında daraltma yapılarak, bir kısım yerin yol olarak ayrıldığını ileri sürerek, tespitin iptali ile dava dilekçesi ekinde sunulan haritada belirtilen kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kadastro tespitinin 2016 yılında kesinleştiğini, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini ve dava konusu taşınmazın yol olarak ayrılmış olması sebebiyle davanın Hazineye yöneltilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bilirkişisi heyet raporunda davalı kısımların ilk tesis kadastro pafta bilgileri ve eski tarihli hava fotoğrafları birlikte değerlendirildiğinde ekli krokide (A) harfiyle gösterilen kısmın orman ile uyumlu orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfiyle gösterilen kısmın orman ile bir ilgisinin olmadığı ve yol olarak bırakılması gerektiği belirtilmiş ise de dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 20.01.2017 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın 20.01.2017 tarihinde Hazine adına orman vasfıyla tapu kayıt ve tescil edildiği, söz konusu orman kadastrosu işlemine yönelik davalı tarafından herhangi bir itiraz veya açılmış bulunan dava tespit edilmediği, bu durumda davalı tarafından orman kadastrosu sınırlarının mevcut hali ile kabul edildiğinin kabulünün gerektiği, orman tahdidinin tapuya doğru aktarıldığı göz önüne alındığında uygulama çalışmalarının, ilk tesis kadastrosu sınırları görmezden gelinerek sadece fiili zemin sınırları esas alınarak yapılması, pafta zemin uyuşmazlığını gidermenin tek yolunun paftayı zemine uydurmak şeklinde kabul edilmesinin, hakkaniyete aykırı olacağı, dava konusu alanın (Z) rumuzu ile gösterilen kısımda kalmış olsa da kesinleşmiş orman parseli sınırları içerisinde kaldığı.. " gerekçesiyle davanın kabulüne tespitin iptaline, davaya konu yol olarak bırakılan 2.086,40 m²lik alanın 16.11.2023 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 973,70 m² ve (B) harfiyle gösterilen 1.112,70 m² yüzöçümlü alanların ifraz edilerek, 1 12... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi suretiyle, 1 12... parsel sayılı taşınmazın 1.138.868,61 m² yüzölçümlü olarak tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkemece getirtilen belgeler ve sonrasında yapılan keşif ve uygulama sonucunda 22-a uygulaması sırasında kendisinden daha önce yapılan orman kadastro tutanaklarına uyulmadığı, tahdidin tapuya doğru aktarılmadığı, 22-a uygulaması sırasında 1 12... orman parseline eklenmesi gereken bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 973,70 m² yüzölçümündeki bölüm ile (B) harfiyle gösterilen 1.112,70 m²lik bölümlerin yol olarak bırakıldığının anlaşılmasına göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir usul kanuna aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yol olduğunu, bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen kısmın ormanla ilgisinin bulunmadığının belirtildiğini, köylülerin hayvanlarını otlatmak için bu yoldan geçtiğini ve verilen kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4025, K. 2026/2395, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4025-e-2026-2395-k-5b7b530c4037