Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7493 E. 2026/3325 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7493
- Karar No
- 2026/3325
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/1110 Esas, 2024/4184 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 27 45... parsel sayılı imar parselinde taşınmazda paylarına düşen kısımlardan 3194 sayılı İmar Kanunu'na (3194 sayılı Kanun) aykırı olarak imar tadilatı adı altında kamulaştırma yapmadan ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesilerek kamulaştırmasız el atıldığından bahisle tazminat bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, herhangi bir el atmanın söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2021 tarihli ve 2020/253 Esas, 2021/99 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2022/708 Esas, 20221127 Karar sayılı kararıyla davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; evveliyatında 362 parsel sayılı taşınmazın ... Belediye Encümenin 24.04.2002 tarihinde 3194 sayılı Kanun'un 15... ncı maddeleri uyarınca yapılan parselasyon ile yol ve park alanları bedelsiz terkin ettirilerek 9990,33 m² yüzölçümlü dava konusu 27 45... parsel olarak ve tren yolu arsası olarak özgüllenerek tapuya tescil edildiği, 03.01.2013 tarihli ve 26 sayılı Belediye Meclis kararı ile yapılan imar planı revizyonu ile demiryolu güzergahı değiştirilerek konut ve hafif raylı sistem olarak planlandığı, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 04.12.2014 tarihinde onaylanan ... Belediye Encümeninin 22.10.2014 tarih ve 192 sayılı kararı ile 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi gereğince yapılan uygulama Kadastro Müdürlüğünce uygun görülmediğinden kesinleşmediği, dava tarihinde davalı idarece yol ve kaldırım yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaza el atıldığı, yargılamanın devamında Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Encümeninin 17.12.2020 tarihli kararı ile onaylanan ... Belediye Encümeninin 19.11.2020 tarihli ve 330 sayılı kararı gereğince yapılan parselasyon işlemi ile dava konusu taşınmazdan %27,6 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle 7228,01 m² yüzölçümlü olarak aynı yerde 68 43... parsel olarak 06.05.2022 tarihinde davacılar adına tapuya tescili sağlandığı, sonrasında 1 parsel ifraz edilmek suretiyle davacıların paylarının 3, 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlara gittiği, buna göre dava konusu taşınmazın yapılan imar uygulaması sonrası şuyulandığı 68 43... parselin ifrazıyla oluşan 68 43... , 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar başında fen bilirkişisi marifetiyle keşif yapılıp davalı idarece fiilen el atılıp atılmadığı tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi dava tarihinde yürürlükte bulunan 3194 sayılı Kanun'nu 18 inci maddesi gereğince, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınamadığı gibi oranı da %40'ı geçemeyeceği dikkate alınarak dava konusu 27 45... parsel ... Belediye Encümenin 24.04.2002 tarihinde 3194 sayılı Kanun'un 15... ncı maddeleri uyarınca yapılan parselasyon ile yol ve park alanları bedelsiz terkin ettirilerek oluştuğundan davalı idarece 19.11.2020 tarihinde yapılan ikinci imar uygulamasında kanuna aykırı olarak ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesildiğinden kamulaştırmasız el atıldığının kabulü gerektiği gibi, dava konusu taşınmaz imar parseli olduğu hâlde, yazılı gerekçe ile ayrıca %16,019 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle metrekare birim fiyatının eksik tespiti ve tapu kayıtlarına göre; davacılardan ... ile ... dava konusu taşınmazdaki paylarını davacılardan ...'ye satıp devrettikleri davada aktif husumet ehliyetleri kalmadığı hâlde, haklarında hüküm kurulması doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili et atmanın mevcut olduğunu, ikinci defa yapılan düzenleme ortaklık payı kesintisinin ... dayanağı olmadığını, davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1.Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.