Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1136 E. 2026/9481 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1136
- Karar No
- 2026/9481
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1098 Esas, 2025/1945 Karar KARAR : Ret/Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hissedarı olduğu ... ili, ..., ... Mahallesi 35 16... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık tesisi alanı olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza davalı idareler tarafından el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idareler vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2021/111 Esas, 2022/311 Karar sayılı kararıyla; davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli ve 2023/674 Esas, 2024/857 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında " Sağlık Tesisi Alanı " olarak ayrıldığı, taşınmaza fiilen el atılmadığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği, taşınmazın sağlık alanı olarak ayrılmasına dair davalı ... Bakanlığının bu yönde bir talebi olmadığı, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak hukuki el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle açılan eldeki davada maktu harca hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni gereği resen yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli ve 2023/674 Esas, 2024/857 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak taşınmazın 2001 yılında onaylanan imar planı ile "Sağlık Alanı" olarak ayrılıp davalı ... tarafından yapılan parselasyon işlemi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi uyarınca taşınmazdan düzenleme ortalık payı kesilmek suretiyle taşınmazın imar parseli haline getirildiği, bu itibarla; dava konusu taşınmazda kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun davalı ... Bakanlığına ait olduğu, açılan davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle kararın bozulmasını karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hüküm altına alınan tazminat bedelinin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... Bakanlığına husumet yöneltilemeyeceğini, uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, tazminat talep edilemeyeceğini, kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun davalı belediyeye ait olduğunu, davacının iyiniyetli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacağı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.