Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16639 E. 2026/8313 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16639
- Karar No
- 2026/8313
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1092 Esas, 2025/2380 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ..., ... köyü 1195 parselde kayıtlı 14.998 m² yüz ölçümüne sahip ham toprak niteliğindeki taşınmazı 27.07.2012 tarihinde ... yevmiye numaralı işlemle önceki maliki olan ... mirasçılarından tapuda satın aldığını, müvekkilinin inşaat yapmak amacıyla 2013 yılı Mart ayı başlarında 1195 parselde inşaat temeli açtığını ve inşaat yapmak için özel idareye başvurduğunu, ruhsatının alınmasından sonra da inşaatlarını yapmak niyetinde iken köy muhtarının, davacıyı köy merasına tecavüz ettiği iddiasıyla ... Valiliğine şikayet ettiğini, şikayet üzerine ... Valiliği 3091 sayılı Kanun gereğince soruşturma başlatıldığını, ... Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün 20.03.2013 tarihli ve 7 sayılı kararıyla 3091 sayılı Kanun gereğince men kararı verildiğini, idare mahkemesince ... Valiliği İl İdare Kurulunun kararının iptaline karar verdiğini ve kararın kesinleştiğini, Maliye Hazinesinin davacı aleyhine ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/781 Esas sayılı tapu iptali ve tescil davası açtığını, davanın kabulü ile tapu kaydının iptaline ve Kadastro Kanunu'nun 16 ncı maddesi gereğince dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiğini ve bu kararın 06.04.2017 tarihi itibari ile kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın mahkeme kararıyla elinden alınmış olduğu için mağdur olduğunu beyan ederek şimdilik 50.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulunarak, idarenin işlemlerinin tamamıyla yasal olup herhangi bir zarar sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçekte arsa niteliğinde olduğunu, değerlendirmenin arsa bedeli üzerinden hesaplanmak suretiyle yapılması gerektiğini, yeni bir heyetten yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini beyan ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat şartları oluşmadığını, zarar ile tapu sicilinin tutulması arasında uygun illiyet bağı olmadığını, zararın, davacıların kendi kusurundan kaynaklandığını, tazminatın gerçek zararla sınırlı olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu beyan ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahallinde keşif yapmak suretiyle gelir metodu kullanılarak bilirkişi raporu alındığı ve raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 17.04.2023 tarihli raporda özetle; dava konusu taşınmaz tapu kaydı iptalinin kesinleşme tarihi (06.04.2017) itibari ile zemin ve üzerindeki inşaat unsurları ile birlikte toplam bedelin 296.162,64 TL olarak hesaplandığı, dosyaya sağlanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına istinaden kaldırma kararı gereği yerine getirilerek yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.