Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3577 E. 2026/2867 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3577
- Karar No
- 2026/2867
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/5 E., 2024/13 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davalılar Hazine vekili ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. .... köyünde, orman kadastro komisyonunca yapılan orman olarak sınırlandırılan yerlerin tapu kütüğüne tescili işlemi neticesinde, 1 16... parsel sayılı taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmiştir. 2. Asıl davada davacı ..., Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde;Artvin ili ..... ilçesi .... köyünde bulunan ve dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmaz üzerinde lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap şartlarının gerçekleştiği iddiasıyla, tescil harici yerin adına tescilini ve buraya davalıların müdahalesinin önlenmesini talep etmiştir. 3. Birleşen 2018/16 Esas sayılı davada davacı ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Artvin ili ....ilçesi ...köyünde bulunan ve dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmaz üzerinde lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek, tescil harici yerin adına tescilini talep etmiştir. 4. Birleşen 2019/2 Esas sayılı davada davacı ..., Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Artvin ili .... ilçesi ....köyünde bulunan ve dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmaz üzerinde lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap şartlarının gerçekleştiğinden bahisle, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. 5. Yargılama sırasında orman kadastro komisyonu tarafından yapılan orman kadastro çalışması ile dava konusu taşınmazlar orman olarak sınırlandırıldığından, Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçelerinde; davaların reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2019 tarihli ve 2017/14 Esas, 2019/19 Karar sayılı kararı ile, 2017/14 Esas sayılı dosya davacısı ...'nın davasının kabulü ile dava konusu .... köyünde bulunan 1 16... nolu parsel içerisinde yer alan 17.07.2019 havale tarihli fen bilirkişilerinin hazırladığı krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 2.342,39 m² ve (Y1) harfi ile gösterilen 73,63 m² alanın son parsel numarası verilerek tarla vasfı ile davacı adına tapuya tesciline; birleşen 2018/16 Esas sayılı dosya davacısı ...'nın davasının kabulü ile 1 16... sayılı parsel içerisinde yer alan aynı krokili raporda (C) harfi ile gösterilen 3.037,66 m² ve (Y2) harfi ile gösterilen 157,83 m² alanın son parsel numarası verilerek tarla vasfı ile davacı ...'nın mirasçıları adına tapuya tesciline; birleşen 2019/2 Esas sayılı dosya davacısı ...'in davasının kabulü ile 1 16... sayılı parsel içerisinde yer alan 25.03.2019 havale tarihli fen bilirkişilerinin hazırladığı krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 1.938,41 m² alanın son parsel numarası verilerek tarla vasfı ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 21.10.2019 tarihli ve 2017/14 Esas, 2019/19 Karar sayılı kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 06.10.2022 tarihli ve 2021/12640 Esas, 2022/7775 Karar sayılı ilamıyla, "mülkiyete ilişkin istemler yönünden Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görev yönünden ret kararları verilmesi, eldeki davalardaki taleplere orman kadastrosuna itiraz davası olarak devam edilerek, esasa ilişkin bir hüküm kurulması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, asıl ve birleşen davalardaki tapu iptali ve tescil talepleri mülkiyete yönelik olup, bu taleplere ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmek üzere tefrik edilmelerine; davaya konu yerlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek orman kadastrosuna itiraz yönünden asıl ve birleşen davaların kabulüne 17.07.2019 havale tarihli fen bilirkişilerinin hazırladığı krokili raporda (fen bilirkişilerince hazırlanan rapor 19.11.2018 tarihlidir) (A) harfi ile gösterilen 2.342,39 m² ve (C) harfi ile gösterilen 3.037,66 m² ve 25.03.2019 havale tarihli fen bilirkişilerinin hazırladığı krokili raporda (fen bilirkişilerince hazırlanan rapor 19.11.2018 tarihlidir) (A) harfi ile gösterilen 1.938,41 m² kısmın orman kadastrosunun iptali ile orman tahdit ve tespit sınırları dışına çıkartılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman bütünlüğü içerisinde bulunduğunu, orman içi açıklık vasfında ve orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 18. maddesi uyarınca Hazine adına tescili gereken yerlerden olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve orman kadastro komisyonunca yapılan sınırlandırmanın iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. 1. Davalı Hazine ve ... vekillerinin, birleşen 2019/2 Esas sayılı dosya davacısı ...'in davasına ilişkin olarak verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin, asıl dosya davacısı ... ve birleşen 2018/16 Esas sayılı dosya davacısı ...'nın davalarına ilişkin olarak verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, krokide alan (A) ve (C) ile gösterilen taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle, bu kısımlara yönelik davaların kabulüne karar verilmiş ise de, verilen bu karar, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayanmaktadır. Şöyle ki, 15.07.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 26/a maddesinde "6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) sayılı Kanun'un 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı" öngörülmüştür. Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, Kanun gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince devlet ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 19.11.2018 tarihli fen raporu eki krokide alan (A) (2.342,39 m²) ve (C) (3.037,66 m²) ile gösterilen taşınmazlar orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman kadastrosu iptal edilerek orman sınırları dışına çıkartılmıştır. Ne var ki; alan (A) ve (C) ile gösterilen taşınmazlar bir bütün olarak dört yönden 1 16... sayılı orman parseli ile çevrili olup, dava konusu taşınmazlar bu haliyle 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık vasfındadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen 2018/16 Esas sayılı orman kadastrosuna itiraz davaları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazların özel mülke dönüşmesinin yolunu açacak şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1.) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine ve ... vekillerinin birleşen 2019/2 Esas sayılı dosya davacısı ...' in davasına ilişkin olarak verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine ve ... vekillerinin, asıl dosya (davacısı ...) ve birleşen 2018/16 Esas sayılı dosya (davacısı ...)' nın davalarına ilişkin olarak verilen hükme yönenelik temyiz itirazlarının, yukarıda (V.B.2.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu davalar yönünden BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.