Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2135 E. 2026/1219 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2135
Karar No
2026/1219
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1077 E., 2023/1563 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/1002 E., 2023/103 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41. maddesi uyarınca birleşen dosya davacısı, ana dosya davalısı ...'ın talebi üzerine yapılan düzeltme işlemi sonucunda, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan 2 22... parsel sayılı 2.887 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 2.912,32 m²; tapuda ... adına kayıtlı olan 2 22... parsel sayılı 1.665 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1.570,50 m² yüzölçümlü olarak tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın Kadastro Müdürlüğüne başvurarak 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi gereği düzeltme talebinde bulunması üzerine yapılan düzeltme ile, davalı 2 22... parsel sayılı taşınmazın, müvekkili davacı adına kayıtlı 2 22... parsel sayılı taşınmaza müdahale ettiğinin anlaşıldığını, davalı tarafın müdahalesinin menine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; düzeltme işlemi sonucu davacı ...'a ait taşınmazın yüzölçümünün sınırının yanlış belirlendiği ve yanlışlığın davalıya ait 2 22... parsel sayılı taşınmazdan ve taşınmazın bir kısmının yola terkin edilmesinden kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. II. CEVAP Birleşen dosya davacısı, ana dosya davalısı ... cevap dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmaz bölümüne müdahalesinin olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "birleşen dava dosyasında davacı tarafça düzeltme işleminin hatalı olduğu iddiası ile dava açılmış ise de, Mahkemece taraflarca bildirilen deliller toplandıktan sonra mahalli bilirkişiler eşliğinde keşif icra edilmiş, dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen 19.01.2023 tarihli bilirkişisi raporunda düzeltme işleminde hata olmadığının belirtildiğinin anlaşıldığı, bilirkişisi raporu denetlemeye ve hüküm vermeye elverişli olduğu anlaşılmakla bilirkişisi raporu doğrultusunda birleşen davanın reddine karar verilmiş, bu haliyle birleşen dosya davacısının 04.11.2021 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısmı kullanmasının haklı ve geçerli bir nedeninin bulunmadığı, davacının ise kayıt maliki olup, Medeni Kanunun 683. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkına dayandığı anlaşıldığından mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerektiği" gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı dava konusu 2 25... parsel sayılı taşınmaza 04.11.2021 tarihli fen bilirkişisi tarafından düzenlenmiş raporda belirtili ve rapor ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen kısmına yaptığı müdahalenin önlenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacısı, ana dosya davalısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Birleşen dosya davacısı, ana dosya davalısı ... temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişisi raporunun hüküm vermeye yeterli bulunmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun"un 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin usul ve kanuna uygun olup olmadığı ve dava konusu 2 22... parsel sayılı taşınmazın, dava konusu 2 22... parsel sayılı taşınmaza müdahalesinin bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacısı, ana dosya davalısı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalı-davacı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2135, K. 2026/1219, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-2135-e-2026-1219-k-0fcd5275ce8b