Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1216 E. 2026/4448 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1216
Karar No
2026/4448
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/4 E., 2023/1 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışması sırasında, Kastamonu ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 91... parsel sayılı 319,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilmek suretiyle... oğlu ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı dava dilekçesinde; taşınmazların kök muris ...'den intikal ettiği ve miraçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak, dava açmıştır. II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2013 tarihli ve 2008/372 Esas, 2013/85 Karar sayılı kararı ile dava ve temyize konu 1 91... , 2 12... , 2 13... , 2 27... ve 1 91... parsel sayılı taşınmazlar yönüyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kök muris ...'in veraset ilamında gösterilen mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı tespit maliki ... mirasçılarından ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.02.2016 tarihli ve 2015/18009 Esas, 2016/1933 Karar sayılı ilamıyla "... taşınmazların kök muris ...'den geldiğinin tarafların kabulünde olduğu, muris ...'in dosya arasında bulunan veraset ilamına göre 1926 tarihli Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce ölmüş olup terekesi ölüm tarihi itibariyle müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu; davacı ...'ın babası ...'in ise 2003 yılında vefat ettiğinin anlaşıldığı; bu durumda davacının babası ve aynı zamanda kök muris ... oğlu ...'ın oğlu ...'in terekesinin de ölüm tarihi itibarıyla iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğuna göre, sadece ...'in tüm mirasçılarına miras payları oranında pay verilmek suretiyle hüküm kurulması, bakiye payların ise tespit maliki olan davalılar ve mirasçıları uhdesinde bırakılması gerekirken yazılı şekilde kök muris ...'in tüm mirasçılarına pay verilmek suretiyle hüküm tesisinin isabetsiz olduğu..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2016 tarihli ve 2016/7 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararı ile dava ve temyize konu olan 1 91... , 2 12... , 2 13... ve 2 27... parsel taşınmazların toplam 672 pay kabul edilerek 36 payının isim ve payları belirtilmek suretiyle ... mirasçıları adına, geri kalan payın tespit gibi tesciline karar verilmiş; 1 91... parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen önceki tarihli hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; kararın, davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.01.2021 tarihli ve 2017/44 41... /225 Karar sayılı ilamı ile "1 91... , 2 12... , 2 13... ve 2 27... parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükmün onanmasına, dava konusu 1 91... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davaya konu 1 91... parsel sayılı taşınmaz hakkında verilen önceki tarihli hükmün davalı tarafından temyiz edildiği ve bozma ilamının başlık bölümünde temyize konu olduğu belirtilip inceleme yapıldığı halde ilamın hüküm bölümünde maddi hata sonucu parsel numarasının unutulmuş olduğu, başlıkta bahsedilen 8 sayılı parsel yönünden hüküm onanmadığına göre bu maddi hatanın kazanılmış hak oluşturduğundan söz edilemeyeceğine işaret edilerek çekişmeli 1 91... parsel sayılı taşınmaz yönüyle de önceki bozma ilamında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, 1 91... parsel sayılı taşınmaz hakkındaki önceki mahkeme kararının kesinleştiğinden söz edilerek bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin isabetsiz olduğu.." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dava konusu diğer parseller hakkında verilen kararların kesinleştiği, işbu dava dosyasında sadece 1 91... parsel sayılı taşınmaz yönünden inceleme ve değerlendirme yapıldığı, taşınmazın kök muris ...'tan geldiği, davacının ... mirasçısı olduğu, kök muris ... mirasçılarının arasında müşterek mülkiyet hükümlerinin geçerli olması dolayısıyla diğer mirasçılar dava ikame etmediği için Kastamonu ili,... ilçesi, ... köyü 1 91... parsel sayılı taşınmazın davacının mirasçısı olduğu kök murisin torunu muris ... mirasçıları ve tespit malikleri adına tapuya hükümde belirtilen paylar oranında kayıt ve tescil edilmesine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın 672 pay kabul edilerek 32 payın ... mirasçıları adına hükümde gösterilen paylarla tesciline, bakiye payların ise tespit gibi tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kök muris ile ilgisinin olmadığını, satın alınan bir taşınmaz olduğunu, çok uzun yıllardır kendilerince kullanıldığını, evveliyatının dedesi ...'a ait olduğunu, tapu kayıt uygulamasının yöntemince yapılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek ve resen dikkate alınan nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalı ...'tan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1216, K. 2026/4448, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-1216-e-2026-4448-k-5a90f99f0f5a