Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1199 E. 2024/7516 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1199
- Karar No
- 2024/7516
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2321 E., 2022/1735 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/686 E., 2021/447 K.
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesi ... Mahallesi 977 parsel sayılı 1.235.299,45 m² yüzölçümlü taşınmazın tapuda mera vasfı ile Hazine adına kayıtlı olduğunu, ancak 2014 yılında ... Mahallesinde 54 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması çalışmalarında Kocakoru ve Sivritepe Devlet Ormanlarının mera vasfı ile tescil edilmiş olan dava konusu 977 parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, bu nedenle taşınmazın toplam 140.094,25 m² lik orman olan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar kesinleşinceye kadar taşınmazların 3. kişilere devir ve temliki ile üzerinde ayni hak tesisinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 1944 yılında orman kadastro çalışmalarının yapılarak itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 2014 yılındaki 2/B çalışmalarında da dava konusu 977 parsel numaralı taşınmazın 09.08.2020 tarihli bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor uyarınca 53.712,09 m2 Kocakoru Devlet Ormanı ile 86.382,16 m2 olmak üzere toplam 140.094,25 m2lik kısmının orman sayılan yerler olarak belirtilmiş olduğu, dava konusu yer hakkında kesinleşmiş orman kadastrosu bulunduğu, tespit ve değerlendirmelerin kesinleşmiş orman kadastro haritalarının uygulanması suretiyle yapılmış olduğu, keşif ve bilirkişi incelemesinde; 1959 yılına ait memleket haritasında, amenejman haritasında ve 1943 yılına ait hava fotoğrafında dava konusu alanın kısmen koyu renkli orman alanı olarak gösterildiği, parsel üzerinde fiili orman ağaçlarının bulunduğu ve 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 977 parsel sayılı taşınmazın 19.08.2020 tarihli bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor uyarınca 53.712,09 m2 Kocakoru Devlet Ormanı ile 86.382,16 m2 olmak üzere toplam 140.094,25 m2 lik kısmın mera vasfı ile olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükmün davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre yörede 2014 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre bilirkişi raporuna ekli krokide Kocakoru Devlet Ormanı olarak işaretlenip gösterilen 53712,09 m² yüzölçümündeki ve Sivritepe Devlet Ormanı olarak işaretli 86382,16 m² yüzölçümündeki taşınmaz parçalarının orman sınırları içine alındığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırı bir husus olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dava, kesinleşen tahdide dayanan mera sınırlandırmasının iptali isteğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.