Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1011 E. 2024/7547 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1011
- Karar No
- 2024/7547
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/605 E., 2022/837 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/21 E., 2020/23 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce ilk olarak 1946 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu ile daha sonra 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanunla değişik hükümleri uyarınca yapılıp 28.11.2019 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B uygulaması, yine yörede 1973 yılında ilk tesis kadastrosu ve 2018 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A uygulaması yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Bolu ili, Merkez ilçesi Karşı mevkii Kındıra köyü 127 ada 3 parsel sayılı 697 m² yüzölçümlü müvekkillerine ait taşınmazda, 2/B Uygulaması uyarınca müvekkillerin hak kazanmasının muhtemel olduğunu ancak 133 Nolu Orman Kadastro Başmühendisliği tarafından 28.11.2019 tarihinde yapılan kadastro çalışması neticesinde aplikasyon ve sınırlandırma sırasında ''Os2622, Os2623, Os2638, Os2639'' kodlu noktaların müvekkillere devredilmesi gereken 2/B uygulamasının, taşınmazın orta kısımlarında kalan bölgesinin uygulanamamasına (2/B uygulaması dışında bırakılması) sebep olduğunu, buna ilişkin müvekkillere bilgi verilmediğini, taşınmazın bulunduğu köy camisi duvarına da sundukları Başmühendislik ilanın 28.09.2019 tarihinde asıldığını ve ilgili metinde gerekçeye yer verilmediğini, sadece genel bilgi ve askıda bulunduğu 30 gün içinde Kadastro Mahkemesine dava açılacağının belirtildiğini, müvekillerin işbu konuyla alakalı olarak taşınmazının bir kısmını 2/B uygulaması sebebiyle hak kazanmalarına rağmen taşınmazın diğer kısmının neden ilgili uygulamaya dahil edilemediği hususunda Orman Kadastro Müdürlüğüne haricen başvurmalarına rağmen; kurum tarafından ''sehven'' aplikasyon ve sınırlandırma yapıldığı ve düzeltilmesinin mümkün olmadığı, bu hususta dava açmaları gerektiğinin belirtildiğini, işbu ''133 nolu Orman Kadastro Başmühendisliğinin'' hatalı aplikasyon ve sınırlandırma uygulamasının iptal edilmesi gerektiğini, sunmuş oldukları aplikasyonlar ve sınırlamalara da dikkat edildiğinde ilgili kodlu noktalardan ''Enerji Nakil Hattı'' geçtiğinin görüldüğünü ancak ilgili kurumun sehven enerji nakil hattı olarak aplikasyon yaptığını, ilgili taşınmazda nakil hattının fiilen geçmediğinin ortada olup iş bu hata ve uygulamaların iptaline, yapılan kadastro tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuşlardır.
Dava, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; daha önceden tesbiti yapılıp kişiler adına tescil edilen parselin orman kadastrosunda orman alanı olarak bırakılamayacağı, tespitin kesinleştiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "Somut olayda; dava, 2/B uygulamasına itiraz davası olduğu davacının dava dilekçesinde belirttiği 127 ada 3 parsel sayılı taşınmaz kendi adlarına kayıtlı olduğu, davacıların dava ettikleri yerin bilirkişi kurulunun 14.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda A ve B Harfi ile gösterdikleri orman kadastro çalışması sırasında orman sınırları içerisinde kalan yer olduğu, davacılar vekilinin yargılama sırasında dava konusu taşınmazın 2/B niteliği ile orman sınırları dışına çıkartılması istemine ilişkin talepte bulunduğu,bu talebi hakkında taşınmazın orman niteliğini yitirmesi nedeni ile orman sınırları dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonunda olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarma işleminin Hazine adına yapıldığı ve gerçek kişilerin bu yolda idareyi zorlayıcı şekilde dava açamayacağı, davacının bu davada aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve orman içerisinde olan yerin 2/B madde uygulamasına konu edilmesini istemekte hukuki yararı bulunmadığı değerlendirilerek dava ehliyeti ve hukuki yarar şartları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yanlış değerlendirilerek davacılara ait taşınmaz yönünden kabul kararı verilmesi doğru değildir" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.