Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/6739 E. 2026/8529 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6739
Karar No
2026/8529
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/623 Esas, 2026/371 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2025 tarihli ve 2025/152 Esas ve 2025/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b, 62, 53, 58, 63, 54/4 maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 137.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.03.2026 tarihli ve 2026/623 Esas, 2026/371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Ve Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan niteliğinde hareket ettiğine ve suça yönlendirdiğine, bu itibarla hukuka aykırı yöntemle ele geçirilen delillerin hükme esas alınamayacağına, uyuşturucu madde ticaretine ilişkin somut bir delil bulunmadığına, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşmak sureti ile belirlenmesinin ve arttırım cihetine gidilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.10.2024 tarihli, 2024/11765 D.İş sayılı kararı uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirilmesine karar verildiği, 14.01.2025 tarihinde sanık ...'nun gizli soruşturmacı kolluk personeline 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/4-b maddesi kapsamında okula 200 metreden yakın mesafede MDMB-4EN-PINACA ihtiva etiği tespit edilen uyuşturucu maddeyi satmak sureti uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, gizli soruşturmacı görevlendirme kararının hukuka uygun olduğu, gizli soruşturmacı kolluk personellerinin dosyaya yansıyan herhangi bir kışkırtıcı eylemleri bulunmadığı, olay tutanağı içeriği, kimlik tespit tutanağı, kolluk tutanakları, fotoğraf teşhis tutanağı, mesaj kayıtları, güven alımına ilişkin görüntü ses kaydı, ön inceleme ve tartı tutanağı, kriminal raporu, keşif ve bilirkişi raporu, sanığın aşamalarda tevil yollu ikrarı, gizli soruşturmacı kolluk personellerinin kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla alınan beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetsizlik bulunmadığı, anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.03.2026 tarihli ve 2026/623 Esas, 2026/371 Karar sayılı kararında, sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/6739, K. 2026/8529, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-6739-e-2026-8529-k-fcb93bbabf96