Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/11167 E. 2026/6758 K. – İcrai Davranışla

Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/11167
Karar No
2026/6758
Karar Tarihi
Konu
İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/512 Esas, 2025/248 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine dair Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli hükmünün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi sonrasında Dairemizin 08.10.2024 tarihli ve 2023/11454 Esas, 2024/10205 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2025 tarihli ve 2024/512 Esas, 2025/248 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/4. maddesi uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmedilmiştir II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğine, mevcut delil durumu gereği beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi sebebiyle hükmün bozulması gerektiğine ve re'sen dikkate alınacak hususlara ilişkindir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesine rağmen katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde olduğu ve 19.06.2023 tarihli aleyhe temyiz bulunmayan hükmün Dairemizin 08.10.2024 tarihli ilamıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla bozulmasına karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında 53/5. madde ve fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu halde kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin sekizinci paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılması ve hüküm fıkrasının 11. bendinden sonra gelmek üzere; "Katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 48.000 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/11167, K. 2026/6758, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-11167-e-2026-6758-k-fc76a2c94fe6