Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/10173 E. 2026/8435 K. – Hizmet Nedeniyle
Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10173
- Karar No
- 2026/8435
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/367 Esas, 2025/97 Karar SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın sanık tarafından temyizi sonrasında Dairemizin 06.02.2024 tarihli ilamı ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli ve 2024/367 Esas, 2025/97 sayılı Kararı ile sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 155/2, 43, 62... /2. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek mahkumiyet hükmünün 5 ay hapis cezası olarak infazına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Sanığın katılandan para almadığına, hesabına yatırılan paraların ... ...'ya teslim edildiğine, buna ilişkin makbuzun dosya arasında bulunduğuna, katılanın kendisi adına vekaletname çıkarmadığına, sanığın aldığı kabul edilen paranın yapılacak masrafa orantısız olduğuna, ... ...'nın sanığın ismini kullanarak menfaat temin ettiğine ve resen nazara alınacak hususlar yönüyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; Dairemizin 06.02.2024 tarihli ve 2022/4672 Esas, 2024/1063 Karar sayılı ilamıyla sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu belirtilerek hükmün bozulduğu, ilamda eyleme yönelik zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği hususunda bir bozma sebebi bulunmadığı ve 10.07.2024 tarihli celsedeki ara kararla bozmaya uyulduğu halde, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektiren eylemlerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan ve aynı iş için farklı zamanlarda temin edilen menfaatin hukuki anlamda tek fiil olduğu gözetilmeden “sanığın eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez gerçekleştirdiği anlaşılmakla TCK’nin 43/1. maddesi uyarınca cezasında 1/4 oranında artırım yapılmasına” şeklindeki isabetsiz değerlendirme ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi gereği Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2026 tarihinde karar verildi.