Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/8636 E. 2026/8723 K. – Hizmet Nedeniyle

Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8636
Karar No
2026/8723
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/245 Esas, 2024/443 Karar SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesince sanık hakkında zimmet suçundan kurulan 15.06.2017 tarihli mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak farklı uygulama ile aynı suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafi tarafından temyizi sonrasında Dairemizin 27.05.2024 tarihli ve 2021/5417 Esas, 2024/6211 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2024 tarihli ve 2024/245 Esas, 2024/443 sayılı Kararı ile sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 168/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrilen 3.000,00 TL ve ayrıca 20,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, şikayetçinin şikâyetinden vazgeçtiğine, 1136 sayılı Kanun'un 39. maddesine göre belgelerin saklanma süresi dikkate alındığında azilden yaklaşık 4 yıl sonra yapılan şikâyetin kötü niyetli olduğuna, bilirkişi raporu alınmadığına, hak yoksunluğu hükümlerinin de hukuka aykırı olduğuna, hükmün bozulması lüzumuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yüklenen suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği anlaşılan sanığın cezasında zincirleme suç hükümlerini içeren 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak; Dairemizin 27.05.2024 tarihli ve 2021/5417 Esas, 2024/6211 Karar sayılı ilamına konu ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği nazara alındığında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmamasının ya da sınırlı uygulama yapılmasının kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağı gözetilmeden, aleyhe temyiz bulunmayan ilk hükümde avukatlık yetkisi ile sınırlı uygulama yapıldığı halde yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında yanılgılı şekilde 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklama kararı verilmesi, Hukuka aykırı olarak görülmüş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının hak yoksunluğuna ilişkin 10. bendinin; "Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlendiği kabul edilen sanık hakkında, kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince cezasının infazından sonra başlamak üzere 75 gün boyunca avukatlık hak ve yetkisini kullanmaktan yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/8636, K. 2026/8723, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-8636-e-2026-8723-k-079a038e7c9c