Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/5898 E. 2026/8266 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5898
- Karar No
- 2026/8266
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/224 Esas, 2026/311 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2025 tarihli ve 2025/224 Esas, 2025/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 53. maddeleri uyarınca 16... ay hapis ve 165.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 04.02.2026 tarihli ve 2026/224 Esas, 2026/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair somut delil olmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, mahkemenin sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayininin hatalı olduğuna, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerektiğine, ele geçen uyuşturucu miktarının kişisel kullanım sınırlarında olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü saat 22:30 sıralarında adres, isim ve GSM numarası verilerek sanığın uyuşturucu satışı yaptığı ihbarı üzerine kolluk ekiplerinin usulüne uygun alınan karar uyarınca yaptıkları ikamet aramasında farklı türde uyuşturucu maddeler ele geçirildiği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Dosyada bulunan kolluk tutanakları, 28.08.2025 tarihli kriminal rapor, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin değişik türde olması ve miktarı ile sanığın savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 04.02.2026 tarihli ve 2026/224 Esas, 2026/311 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.