Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/5725 E. 2026/8240 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/5725
Karar No
2026/8240
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/5404 E., 2025/5213 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2025 tarihli ve 2025/14 Esas, 2025/450 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.12.2025 tarihli ve 2025/5404 Esas, 2025/5213 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri Kolluk tarafından el konulan maddelerde sanığın parmak izine rastlanılmadığına, idrar örneklerinde herhangi bir uyuşturucu madde tespit edilmediğine, soruşturma aşamasında dinlenmesi gereken eşinin kovuşturma aşamasında da beyanlarına başvurulmadığına, suça konu maddelerin eşinin kardeşi olan ...'e ait olduğuna, 14.12.2025 tarihli duruşmada sanığın akrabaları olan savunma tanıklarının dinlenmesi yönündeki taleplerinin gerekçesiz bir şekilde reddedildiğine, sanığın kolluk aşamasında müdafi bulunmaksızın ifadesinin alındığına, kolluk görevlilerinin sanığı yönlendirdiklerine, uyuşturucu maddelerin sahibi olan kayın biraderi ...'in suçluluk duygusuyla Türkiye'den kaçtığına, atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına ve sanığın kollukta ve savcılıkta alınan savunmalarının doğru olmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde istihbari bilgiler bulunan sanığın ikameti önünde yapılan fiziki takip sırasında, ikametten ayrılan ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ...’in durdurulduğu, üzerinde bir miktar ... ele geçirildiği, ...’in kollukta alınan savunmasında eniştesi olan sanığın evine gittiğini, burada uyuşturucu madde kullandığını, sanığın verdiği bir miktar metamfetamini de yanında götürmek üzere teslim aldığını beyan ettiği, sonrasında sanığın ikametinde yapılan aramada yatak odasında bulunan elbise dolabı içerisinde birden fazla pakette ... ile çok sayıda amfetamin içerir hapların ve bir adet hassas terazinin ele geçirildiği, sanığın kollukta ve Cumhuriyet savcılığı aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmalarında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile hassas terazinin kendisine ait olduğunu ve hassas teraziyi uyuşturucu madde alırken kullandığını kabul ettiği ve bu suretle sanık hakkında kullanıcı ...'e uyuşturucu temin ettiği ve ikametinde ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddialarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın Sulh Ceza Hakimliğince alınan savunmasında önceki beyanlarından dönerek suça konu uyuşturucu maddelerin kayınbiraderi ...’e ait olduğunu, ...’in suçluluk duygusuyla yurt dışına kaçtığını ileri sürmüş ise de, bu savunmanın dosya kapsamındaki delillerle uyuşmaması karşısında, sanığın aşamalardaki değişen savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, öte yandan, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibarıyla sanığın eşi ile diğer savunma tanıklarının dinlenmesine ilişkin taleplerin, mevcut delil durumunu değiştirebilecek nitelikte bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 206/2-b maddesi kapsamında reddedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ve sanığın kolluk ve Cumhuriyet savcılığı aşamalarındaki savunmalarının müdafii huzurunda alındığının dosya kapsamıyla sabit olduğu anlaşılmakla; sanığın ikametinde ele geçen uyuşturucuların niteliği, çeşitliliği ve miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olmaları, aynı yerde ayrıca bir adet hassas terazinin ele geçirilmesi, sanığın kolluk görevlileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından müdafi huzurunda alınan savunmalarında suça konu uyuşturucuların ve hassas terazinin kendisine ait olduğunu kabul etmesi,

kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.12.2025 tarihli ve 2025/5404 Esas, 2025/5213 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/5725, K. 2026/8240, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-5725-e-2026-8240-k-978516d3607a