Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/7793 E. 2026/4192 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7793
- Karar No
- 2026/4192
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/866 Esas, 2025/784 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2025 tarihli ve 2024/68 Esas, 2025/50 Karar sayılı kararı ile; sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 53, 63, 54/4, 55/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.04.2025 tarihli ve 2025/866 Esas, 2025/784 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, tutanak mümzilerden sadece birisinin beyanına itibar edilerek sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının adil yargılanma ilkesine aykırı olduğuna, sanık yönünden atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın ele geçirilen çuvallar içerisinde uyuşturucu madde olduğundan haberdar olmadığına kaldı ki uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçunu işlediğine ilişkin somut bir delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme sonucunda hüküm kurulduğuna, makul şüphe bulunmadığı halde arama emri verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın istinaf aşamasında sunduğu dilekçesinde açık kimlik bilgileri yazılı şahıslarla ilgili herhangi bir araştırma yapılmadığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın tahliyesine ve Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamında göre; sanık ...'in Diyarbakır ilinden Malatya iline nakliye aracı olan sanık ... ile birlikte uyuşturucu madde sevkiyatı yapacağına yönelik istihbari bilgi edinilmesi üzerine 06.12.2023 tarihinde kolluk görevlilerince Diyarbakır istikametinden gelen şoför mahallinde sanık ...'nın, ön yolcu koltuğunda ise sanık ...'in bulunduğu 44 *** 371 plaka sayılı kamyonetin Gözeli istikametine dönüş aldığının görülmesi üzerine durdurulduğu, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama el koyma emrine istinaden kamyonette yapılan aramada kasa kısmında çuvallar içerisinde kullanım sınırı üzerinde esrar maddesi ele geçirildiği olayda sanıkların iştirak halinde ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanık ...'in 04.04.2025 tarihli dilekçesinde adı geçen A.T., Ş.T. ve R. isimli şahıslar hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dava açılması ve açılan dava neticesinde mahkûm olması halinde, sanık hakkında etkin pişmanlık ile ilgili 5237 sayılı TCK'nin 192/3. maddesi hükümlerinin yargılamanın yenilenmesi yoluyla değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. 1-Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama kararının usulüne uygun olduğu, kimlik tespit tutanağı, olay tutanağı içeriği, üst arama tutanağı, arama ve el koyma tutanağı, ön inceleme ve tartı tutanağı, değer tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu raporu, idrar tetkik raporları, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği nakliye aracının sanık ...'ya ait olması, kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla dinlenilen tutanak mümzilerin beyanları, sanık ...'ın ikrar mahiyetindeki savunması ile ele geçirilen madde miktarının kullanım sınırının çok üzerinde olması nazara alındığında Mahkemenin, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, anlaşıldığından, sanıklar müdafilerin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2-Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik hükümlerin adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarında TCK'nin 52/4. maddesi gereğince sanıklara verilen para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak birer ay ara ile 24 eşit taksit halinde sanıklardan tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan taksitlerin tamamının tahsil edileceğine'' karar verildikten sonra, kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse "çevrileceği" ihtarı yerine "çevrilebileceğine" karar verilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4-son maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3-Adli Emanetin 2023/4458 sayılı sırasına kayıtlı sanıklardan elde edildiği belirtilen 10.000,00 TL ve 22.910,00 TL paranın uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiğine ilişkin kuşku sınırını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığından sahibine iadesine karar verilmesi yerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 55/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 4-Adli Emanetin 2024/358 sayılı sırasına kayıtlı mühürlü bez torba içerisinde muhafaza edilen; çuvallar, poşet parçaları, bez torbaların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/1. maddesi uyarınca müsaderesi yerine imhasına karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 5-Adli Emanetin 2024/628 sırasına kayıtlı mühürlü delil poşeti içerisinde; sanıklar ... ve ...'ya ait cep telefonlarının suçta kullanıldığına ilişkin kuşku sınırını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığından sahibine iadesine karar verilmesi yerine dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünün (2), (3), (4), (5) nolu bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.04.2025 tarihli ve 2025/866 Esas, 2025/784 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkralarında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarından ''hapse çevrilebileceğinin" ibarelerinin çıkartılarak yerine ''hapis cezasına çevrileceği" ibarelerinin eklenmesi, hüküm fıkrasında kazanç müsaderesine ilişkin kısımdan ele geçirilen 2.910,00 TL ve 10.000,00 TL paranın ''TCK 55/1 maddesi kapsamında müsaderesine'' ibaresinin çıkartılarak yerine ''suçtan elde edildiği tespit edilemediğinden sahibine iadesine'' ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasında imhaya yönelik kısımdan ''imhasına'' ibaresinin çıkartılarak yerine ''5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine'' ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasında sanık ... ve ...'ya ait ''1 adet cep telefonu, sim kart'' ibarelerinin çıkarılarak diğer hususların aynen muhafazasına, hüküm fıkrasında ''suçta kullanıldığına ilişkin delil bulunmayan cep telefonu ve sim kartların sahibine iadesine '' ibaresinin eklenmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.
...