Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/5989 E. 2026/5964 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5989
Karar No
2026/5964
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/708 E., 2025/803 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2024 tarihli ve 2024/476 Esas, 2024/688 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3., 192/3. ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 22.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2024 tarihli ve 2024/476 Esas, 2024/688 Karar sayılı kararı hakkında Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ile sanık ve müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 12.03.2025 tarihli ve 2025/708 Esas, 2025/803 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmadığına,, uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, suç vasfının hatalı tayin edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerince devriye görevlerinin ifası sırasında şüphe üzerine sanık ile iki arkadaşının durdurulduğu, kolluk görevlileri tarafından üzerlerinde suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda sanığın üzerinden sentetik ecza ilaçları ile paketler halinde esrar uyuşturucu maddesini kolluk görevlilerine teslim ettiği, sonrasında sanığın ikametinde usulüne uygun olarak yapılan aramada üzerinde esrar bulaşığı olan hassas terazi, sentetik ecza hapları ve esrar uyuşturucu maddesinin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın kullanma amacı dışında üzerinde uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Somut olayda, sanık ile iki arkadaşının kolluk görevlilerini görerek tedirgin tavırlar sergilemesi nedeniyle durdurulduğu, sanığa üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda, sanığın montunun cebinde blister içerisindeki sentetik ecza haplarını ve bel bölgesindeki 15 parça esrar maddesini rızaen kolluk görevlilerine teslim ettiği, kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla dinlenen tutanak mümzilerinin şüphe üzerine durdurulan sanığın üzerinden yoğun esrar kokusu geldiğini ve montun cebindeki hapların kolayca bulunabileceği yönünde beyanda bulundukları anlaşılmakla, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun (2559 sayılı Kanun) 4/A. maddesi ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 27. maddesi hükümleri kapsamında yapılacak ayrıntılı kaba üst araması sonucunda sanığın montunun cebindeki blister içerisinde bulunan sentetik ecza haplarının ele geçirilmesinin ve sonrasında üzerinde ayrıntılı arama yapılarak bel bölgesindeki esrar uyuşturucu maddelerin bulunmasının kaçınılmaz olması dikkate alındığında, sanık hakkında, üzerindeki sentetik ecza hapları ve esrar uyuşturucu maddesini rızasıyla kolluk görevlilerine teslim ettiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. Olayın intikal şekli, sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı, paket sayısı ve niteliği, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin kriminal rapor, sanığın aşamalardaki olağan hayat tecrübelerine uygun düşmeyen savunmaları, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, yukarıda belirtilen eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 12.03.2025 tarihli, 2025/708 Esas, 2025/803 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/5989, K. 2026/5964, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-5989-e-2026-5964-k-283685dabb77