Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3493 E. 2026/6099 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3493
Karar No
2026/6099
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/132 E., 2025/329 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2024 tarihli ve 2024/276 Esas, 2024/366 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.01.2025 tarihli ve 2025/132 Esas, 2025/329 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri İkamet aramasında hazırun olarak bulundurulan kişilerin 5271 sayılı Kanun'un 119/4. maddesinde belirtilen kişiler arasında olmadıklarına, bu suretle yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, evde bulunan maddeler ve hassas terazi dışında hükme esas alınabilecek bir başka delil bulunmadığına, aramanın usule uygun olup olmadığı yönünden tutanak düzenleyicisi polis memurlarının dinlenmesi gerektiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın ikametinde bulunan hassas terazinin tek başına mahkumiyete esas alınamayacağına ve eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan sanığın suç tarihinde ikametinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucuların atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı ve ikametinde yapılan aramanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; sanığa ait ikamette ele geçirilen uyuşturucunun niteliği ve miktarı uyarınca kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması ile kokain kalıntılı hassas terazinin ele geçirilmesi nedeniyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. İlk derece Mahkemesince, 1250 gün adli para cezasının günlüğü takdiren 100,00 TL üzerinden hesaplanarak sanığın 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş ise de, hapis cezasının takdiren alt sınırdan uygulanması ile 12.03.2024 tarihli ve 32487 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7499 sayılı Kanunun 9. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesinde yapılan değişiklik ile adli para cezasının alt sınırının 100,00 TL olarak belirlendiği ve 7499 sayılı Kanunun 40/1-a maddesi uyarınca, 9. maddenin yürürlük tarihinin 01.06.2024 olarak belirlenmiş olması karşısında, temyize konu suçun işlendiği 24.04.2024 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 52/2 maddesi gereğince adli para cezasının bir günlüğünün 20,00 TL üzerinden hesaplanarak sanığın 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması yerine, yazılı şekilde 125.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.01.2025 tarihli ve 2025/132 Esas, 2025/329 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, adli para cezasına ilişkin (4) nolu bendinde yer alan "100,00" ve "125.000,00" ibarelerinin hükümden çıkarılması ile yerlerine sırasıyla "20,00" ve "25.000,00" ibarelerinin eklenmesi, suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/3493, K. 2026/6099, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-3493-e-2026-6099-k-7a7dad4fc24d