Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3489 E. 2026/6097 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3489
Karar No
2026/6097
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3225 E., 2025/156 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/700 Esas, 2024/744 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay 15 gün hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.01.2025 tarihli ve 2024/3225 Esas, 2025/156 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanığın şifahen müdafisi yanında bulunmaksızın mülakat yoluyla alınan beyanlarının hükme esas alınamayacağına, ...'nin yeminsiz olan hazırlık beyanı ile yetinilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle belirlenmesinin sanığı mağdur ettiğine ve sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, ikamet adresi yönünden yüklü miktarda uyuşturucu bulundurduğu hususunda ihbar bulunan sanığın suç tarihinde ikamet ve bahçesinde ele geçirilen uyuşturucuların atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, kendisine ulaşılamaması nedeniyle dinlenemeyen Ahmet'in mahkemece dinlenmesinin dosya kapsamı itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 206/2-b maddesi uyarınca hükme bir etkisinin olmayacağı, madde miktarı uyarınca sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle belirlenmesinin usul ve kanuna uygun olduğu ve sanığın suça konu uyuşturucu hapları bulundurmak suretiyle eyleminin tamamlandığı anlaşılmakla; İhbar içeriği, suça konu uyuşturucu hap miktarının kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, sanığın suça konu hapları Ahmet isimli kişiye 12.000 TL'ye satmak için anlaştıklarına ve bu nedenle kendisinden 1000 TL kapora aldığına dair soruşturma aşamasındaki savunmaları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.01.2025 tarihli ve 2024/3225 Esas, 2025/156 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/3489, K. 2026/6097, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-3489-e-2026-6097-k-3874eba31bbd