Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/14121 E. 2026/3874 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/14121
Karar No
2026/3874
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2018/510 E. 2018/537 K HÜKÜMLÜ (Suça Sürüklenen Çocuk) : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hükümlü hakkında İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin 09.10.2018 tarih, 2018/510 Esas, 2018/537 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 17.10.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2025/4631 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2025 tarihli ve KYB-2025/140634 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 Esas, 2025/6105 Karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 Esas, 2025/4659 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda itiraz süresinin ne zaman başlayacağının gösterilmemesi ve ''şüpheli'' yerine ''suçtan zarar gören''in karara karşı itiraz hakkının bulunduğu belirtilerek şüphelinin yanıltılması sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 10.10.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2016 tarihli ve 2016/92638 Soruşturma, 2016/4706 Karar numaralı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine dosyası kapatılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2018 tarihli ve 2016/92638 Soruşturma, 2018/26610 Esas, 2018/933 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli ve 2018/510 Esas, 2018/537 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 17.10.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun kan örneğinde "..." grubundan olan "..." ve "Nordiazepam" bulunduğunun Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığının 14.11.2016 tarihli raporuyla tespit edildiği, rapor sonucu belirlenen "..." ve "Nordiazepam" isimli maddelerin 5237 sayılı Kanun'un 188/4. maddesinde, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakebesi Hakkında Kanun'da, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun'da, uyuşturucu maddelere dair 1961 sayılı Tek Sözleşmesinin 1 ve 2 numaralı cetvellerinde, 23 13... sayılı Kanunların verdiği yetki uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu kararlarında sayılan uyuşturucu ve uyarıcı maddeler arasında yer almaması nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığı, suça sürüklenen çocukta herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmediği, soruşturma aşamasında alınan savunmasında uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullandığını beyan ettiği, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyan dışında, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğini somut bir olgu olarak ortaya koyan, her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla, suçun sübutu yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 17.03.2026 tarihinde karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/14121, K. 2026/3874, T. 17.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-14121-e-2026-3874-k-eeb26474551c