Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13813 E. 2026/8850 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/13813
- Karar No
- 2026/8850
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4309 E., 2025/805 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Gaziantep 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2025 tarihli ve 2025/141 Esas, 2025/253 Karar
sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti suçundan; - Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, - Sanık ... hakkında, asıl davadaki 27.01.2025 tarihli eylem yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine; birleşen davaya konu 02.12.2024 tarihli eylem yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/6, 52... .maddeleri gereğince 15 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.10.2025 tarihli ve 2025/4309 Esas, 2025/805 Karar sayılı kararı ile, - Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinaf incelemesine tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddeleri uyarınca esastan reddine, - Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, 02.12.2024 tarihli eyleme ilişkin mahkumiyet hükmündeki sehven yazılan "15 yıl" ibaresinin "5 yıl" olarak düzeltilmesi sureti ile, bu eylem bakımından esasa ilişkin, sanık hakkında beraat kararı verilen 27.01.2025 tarihli eylem bakımından ise vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, hükme esas alınan delillerin, soyut varsayımlara dayandırıldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, sanığın ele geçen maddeleri kullanma amacı ile bulundurduğuna, sanık aleyhine cezalandırılmasına yeter delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Birleşen davaya konu 02.12.2024 tarihli olaya ilişkin olarak; sanık aleyhine cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, sanığın bu hapları ağrıları nedeniyle kendisinin kullandığına, başkalarına satmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Asıl davaya konu 27.01.2025 tarihli eyleme ilişkin olarak, sanık hakkında beraat kararı verilmiş olması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücreti ödenmesi gerektiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyasının kapsamına göre, - 27.01.2025 tarihinde, kolluk görevlilerinin, sabaha karşı sokakta ikaz lambalarını yakmış olarak park halinde bekleyen aracın yanına gittikleri, şüphe üzerine yapılan aramada sanık ...'in üzerinde esrar, aracın dışarından gözle görülen kısımlarında ve adli arama kararı alınarak yapılan aramada motor kısmı içerisine gizlenmiş olarak, bir kısmı MDMA ve pregabalin içeren haplar ile ... içeren uyuşturucu maddeler ele geçirildiği, sanık ...'ın üzerinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, - 02.12.2024 tarihinde sanık ...'ın iş yerinde yapılan aramada, çok sayıda pregabalin içeren hap ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanık ... hakkında yapılan değerlendirme a) Sabit görülen Birleşen davaya konu 02.12.2024 tarihli eyleme ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince 15 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemsince, sehven yazıldığı anlaşılan "15 yıl" ibaresinin "5 yıl" olarak düzeltildiği ve istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. b) Sanık ... müdafiince, asıl davaya konu eylem bakımından verilen beraat hükmü nedeniyle vekalet ücreti ödenmesi talep edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324/1. maddesinde harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılama gideri olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 327/2. maddesinde, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Devlet Hazinesince üstlenileceği düzenlenmiştir. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 168. maddesinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) ne şekilde hazırlanacağı düzenlenmiş olup söz konusu maddeyle Türkiye Barolar Birliği'ne (TBB) serbest avukatlık faaliyetleri kapsamında, yani vekalet sözleşmesine dayalı olarak yapılan hukuki yardımlarda uygulanacak asgari ücret tarifesini belirleme yetkisi verilmiştir. Bahsedilen madde gereğince her yıl TBB tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hazırlanmaktadır. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 13/1. maddesinde ise, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, "avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödeneceği ve bu ücretin, yargılama giderlerinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 13/2. maddesinde de bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esasların ise TBB'nin görüşü de alınmak suretiyle "Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle" belirleneceği belirtilmiş olup bu hükme istinaden Adalet Bakanlığı tarafından "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" (Yönetmelik) hazırlanmıştır. Bahsedilen Kanun ve Yönetmelik doğrultusunda da Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiiye ve vekile ödenecek ücrete ilişkin olarak TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücrete ilişkin olarak Adalet Bakanlığınca "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" (Tarife) hazırlanmakta ve söz konusu Tarife her sene başında Resmi Gazetede yayımlanmaktadır. Söz edilen kurallar ve ilkeler çerçevesinde Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü alınarak, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte belirlenecek bir tarife ile ödeneceği açıkça hükme bağlamıştır. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii veya vekil ücretlerine ilişkin TBB'ye düzenleme yapabilme yetkisi verildiğine dair açık bir hüküm yer almadığından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekillere uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hükümler ve ilkeler uyarınca, 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayanılarak TBB tarafından çıkarılan ve bir düzenleyici işlem olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleri ile getirilen düzenlemeler ile Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekil ücretlerinin belirlenemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Kısacası; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde gösterildiği şekilde Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenmektedir. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta aksi yönde bir hüküm de bulunmadığından Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin kapsamında yer almamaktadır. Bu bağlamda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. ve 14/4. maddeleriyle getirilen düzenlemenin de zorunlu müdafii ve vekiller yönünden uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin olarak uygulanamayacağı; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde "Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenebileceği" kabul edilmelidir. Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında, temyiz incelemesine konu dava dosyası incelendiğinde sanıklar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince gösterilen maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsili gereklidir. Bir diğer ifadeyle, kanun koyucunun zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler bakımından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dışında "tamamen ayrı bir tarifeyle farklı bir sistem belirlediği" aşikardır. Kısacası, zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ayrı bir tarifeye göre ödenecektir. TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin zorunlu müdafii ve vekillere de uygulanabileceğine dair hiçbir norm bulunmaması ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre sanık ... müdafiinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafi olduğunun anlaşılması karşısında, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafiinin bu husustaki temyiz istemi yerinde görülmemiş, vekalet ücreti talebinin reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... hakkında yapılan değerlendirme Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dava dosyasında bulunan arama, el koyma ve onama kararları, olay ve araç arama tutanağı, kriminal inceleme raporu, tanık beyanı, sanığın ve inceleme dışı sanıkların ifade ve savunmaları ile ele geçirilen uyuşturucu maddelerin türü, miktarı ve ele geçirilme şekli dikkate alındığında, sanık ...'in ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanma amacı dışında bulundurmak sureti ile atılı suçu işlediğine ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin şartların oluşmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin tekerrüre ilişkin değerlendirmesinin isabetli olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR A-Sanık ... ve müdafiinin birleşen davaya ilişkin temyiz istemleri bakımından Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün (1-a) nolu bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B- Asıl Davaya ilişkin temyiz istemleri bakımından
Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün (1-b) ve (2) nolu bentlerinde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.10.2025 tarihli ve 2025/4309 Esas, 2025/805 Karar sayılı kararında sanık ... ile sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.