Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13145 E. 2026/3781 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/13145
- Karar No
- 2026/3781
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/573 Esas, 2025/346 Karar SUÇ : Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Polatlı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2024/35 Esas, 2024/224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi gereği beraat kararı verilmiştir. Karar, Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 14.04.2025 tarihli ve 2024/573 Esas, 2025/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın olay günü Ankara-Eskişehir yolu üzerinde faaliyet gösteren Türkiye Petrolleri akaryakıt istasyonunda bulunduğu sırada “ben canlı bombayım, kimse buradan sağ çıkamayacak” şeklinde sözler söylediği, göğüs kısmını göstererek “yaklaşmayın patlatırım” demek suretiyle kişilerin hayat ve vücut dokunulmazlığına yönelik tehditte bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, yargılama aşamalarında ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına uygun olan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça belirtildiği anlaşılmıştır. Yargılamaya konu edilen halk arasında korku ve panik yaratma amacıyla tehdit suçu, 5237 sayılı Kanun'un 213. maddesinde; “Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Madde gerekçesine göre; ülkenin belli bir bölgesinde yaşayan halkın hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından tehdit edilmesi suç olarak kabul edilmiştir. Suçun oluşabilmesi için belirli kişi veya kişilerin değil, gayri muayyen sayıda kişilerden oluşan bir kitlenin tehdide muhatap olması gerekmektedir. Somut olayda; sanığın “ben canlı bombayım” şeklindeki sözlerinin yalnızca tanık E.E.T. tarafından duyulmuş olması, görüntü inceleme tutanağına göre petrol istasyonunda sanık ile tanık E.E.T. dışında kimsenin bulunmaması ve diğer tanığın beyanının tanık E.E.T.'den dolaylı duyuma dayanması hususları birlikte değerlendirildiğinde; olayda aleniyet unsurunun ve belirsiz sayıda kişi arasında korku ve panik yaratma unsurunun gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle, Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 14.04.2025 tarihli ve 2024/573 Esas, 2025/346 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Polatlı 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2026 tarihinde karar verildi.
...