Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11362 E. 2026/4770 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/11362
Karar No
2026/4770
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2745 E., 2025/2052 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçu yönünden kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2025 tarihli ve 2024/230 Esas, 2025/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 62/1 maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.09.2025 tarihli ve 2025/2745 Esas, 2025/2052 Karar sayılı kararı ile; ''istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine'' karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafilerinin Temyiz İstemi Yeterli ve somut delilin bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına, delillerin hukuka aykırı toplandığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eylemin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine iliykindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın uyuşturucu maddeyi aldığını söylediği ... hakkında kamu davası açılması, yapılacak yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilmesi ve mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi halinde, sanık yönünden Türk Ceza Kanunu'nun 192/3. maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olacağı, bu takdirde yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilmesinin mümkün olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve buna bağlı olarak önemi, değeri ve oluşturduğu tehlikenin ağırlığı ile somut olayın özellikleri gözetildiğinde sanık hakkında temel cezada alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası kapsamına göre; 14.08.2024 tarihinde şüphe üzerine durdurulan sanığın kullanımında olan araçta Cumhuriyet Başsavcılığından alınan arama emri doğrultusunda yapılan aramada ele geçirilen metamfetamine el konulduğu, sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak, 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Havza Sulh Ceza Hakimliğinin önleme araması kararı, olay tutanağı, ele geçirilen uyuşturucu madde ve uzmanlık raporu, PTS kayıtları, Bilirkişi Raporu, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan ifadeleri ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 Sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesi sırasında "ödenmeyen adli para cezasının 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 106/3. Maddesinde yer alan; -Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.- hükümleri gereğince hapse çevrilebileceğinin ihtarına" karar verilmesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünün (2). maddesinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.09.2025 tarihli ve 2025/2745 Esas, 2025/2052 Karar sayılı kararının 5271 Sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 1. Maddesinin 7. Fıkrasında yer alan '' ödenmeyen adli para cezasının 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 106/3. Maddesinde yer alan; -Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.- hükümleri gereğince hapse çevrilebileceğinin ihtarına'' kısmının çıkartılarak yerine ''taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin eklenilmesi suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/11362, K. 2026/4770, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-11362-e-2026-4770-k-abd6f4574014