Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/10608 E. 2026/9165 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10608
- Karar No
- 2026/9165
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1510 E., 2025/1161 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2025 tarihli ve 2025/67 Esas, 2025/109 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2, 52/4, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.06.2025 tarihli ve 2025/1510 Esas, 2025/1161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin ihbar kaydı bulunmadığına, makul şüphe bulunmadan kolluk görevlilerinin fiziki takip yaptıklarına, alıcı olduğu iddia edilen kişiler ile sanık arasında herhangi bir alışveriş anına dair tespit bulunmadığına, maddelerin ele geçirildiği ofisin sanığa değil oğluna ait olduğuna, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kullanıcı...'ın mahkemece yeminli olarak alınan beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, tanığın çelişkili ve gerçek dışı olan sonradan döndüğü ilk beyanlarına itibar edilemeyeceğine, sanıkta ele geçen maddenin kullanım sınırları içerisinde olduğuna sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanığın oğluna ait ofiste ele geçen maddelerin kendisine ait olduğunu ve daha yoğun suç şüphesi altında bulunan oğlunun suçsuzluğunu ortaya çıkarmış olması nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-) Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen...'a uyuşturucu sattığı ve iş yeri ile aracında ele geçirilen uyuşturucular ile hassas terazileri atılı suç kapsamında bulundurduğu iddialarına ilişkin olarak; 2-) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; fiziki takip içeren olay tutanağı, tanık...'ın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanları ve sanığı fotoğrafından teşhisi, tanık ve sanıkta ele geçen uyuşturucuların aynı tür olmaları, sanığın telefonunda 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucu hazırlanan tutanak içeriği, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanları, sanığın Sulh Ceza Hakimliği sorgusunda ele geçen hassas teraziyi almış olduğu esrarı tartmak için kullandığına yönelik beyanı, sanığın çalıştığı iş yerinde iki adet ve aracında bir adet olmak üzere sanıkta üç adet hassas terazinin ele geçirilmesi, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 3-) Sanığa verilen adli para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir." ihtarı yerine "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan miktarın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına" karar verilerek 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.06.2025 tarihli ve 2025/1510 Esas, 2025/1161 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği sanığın mahkumiyetine dair İlk Derece Mahkemesi hükmünün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin dokuzuncu paragrafında yer alan "....edilebileceğinin" ve "...çevrilebileceğinin" ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerlerine sırasıyla "....edileceğinin" ve "çevrileceğinin" şeklindeki ibarelerin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.