Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/16899 E. 2025/3304 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/16899
Karar No
2025/3304
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1210 E., 2023/905 K. SUÇ :Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1. İstanbul (Anadolu) 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2020/438 Esas, 2020/368 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, basit yargılama usulü uygulanarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş; karara Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmiştir. 2. Akabinde; İstanbul (Anadolu) 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/95 Esas, 2021/426 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş; karar Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/1094 Esas, 2022/764 Karar sayılı kararı ile hükmün "...Ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı nazara alındığında; 5271 sayılı CMK'nın 193. maddesine yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan beraatine karar verilmesi,... Kabule göre de; sanığın sosyal medya ortamında paylaştığı iddianameye konu yorumların halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçunun yasal unsurlarını oluşturduğu gözetilmeden yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,..." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Akabinde; İstanbul (Anadolu) 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/681 Esas, 2022/582 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216/3 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2022/1210 Esas, 2023/905 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğuna, sanık lehine olan erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın "Facebook" isimli sosyal medya hesabından Hz. Peygamber'e, Kur'an-ı Kerim'e ve ayetlere yönelik aşağılayıcı beyanlarda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Basın ve yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Siber Suçlarla Şube Müdürlüğü'nün açık kaynak araştırma raporuna göre paylaşımın sanık tarafından yapıldığının ve sanığın hayatın olağan akışıyla uyumlu olmayan savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ihbarlar dikkate alındığında kamu barışını bozmaya elverişli olan sanığın paylaşımına uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dava dosyası kapsamında eksik araştırma bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında, sanığın kişilik özellikleri dikkate alınarak ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanı bulunmadığı gerekçe gösterilerek hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2022/1210 Esas, 2023/905 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul (Anadolu) 47. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/16899, K. 2025/3304, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-16899-e-2025-3304-k-17d907e4c083