Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/738 E. 2024/6799 K. – Kumar Oynanması
Konu: Kumar Oynanması İçin Yer Ve İmkan Sağlama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/738
- Karar No
- 2024/6799
- Karar Tarihi
- Konu
- Kumar Oynanması İçin Yer Ve İmkan Sağlama
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/14 Değişik İş SUÇ : Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Cide Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2020/79 Esas, 2021/371 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 228 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itiraz üzerine İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2022 tarihli kararıyla itirazın kabulü ile Cide Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 2022/13116 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/15122 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/15122 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 12/03/2019 tarihli ve 2018/3534 esas, 2019/4804 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olduğu, itiraz kanun yoluna başvurma süresine ilişkin kuralları içeren 5271 sayılı Kanun'un 268/1. maddesinde ise, (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır....” şeklinde düzenleme bulunduğu, Cumhuriyet savcısının itiraz süresi için ayrı bir düzenleme bulunmadığı, anılan maddede atıf yapılan 5271 sayılı Kanun'un 35. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “...aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.” şeklindeki ve yine “Cumhuriyet Başsavcılığına Yapılan Tebligat” başlıklı 38. maddesinde yer alan “Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat, tebliği gereken evrakın aslının verilmesi suretiyle olur. Tebliğ ile bir süre işlemeye başlıyorsa verildiği gün, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından evrakın aslına yazılır.” şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, İnceleme konusu somut olayda, Cide Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2021 tarihli tarihli kararının Cumhuriyet savcısının huzurunda yüzüne karşı verildiği, anılan karara karşı Cumhuriyet savcısının 7 günlük yasal süre geçtikten sonra 31/12/2021 tarihli dilekçesiyle itiraz ettiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası; "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklinde; aynı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası ise; "Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır" şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi; "Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir" şeklinde düzenlenmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, Cide Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararına karşı duruşmada Cumhuriyet savcısının hazır bulunduğu ancak Cumhuriyet savcısı tarafından anılan karara 31.12.2021 tarihinde 7 günlük itiraz süresi geçtikten sonra itiraz edildiği anlaşılmakla, İnebolu Ağır Ceza Mahkemesince dava dosyanın esasına girilmeksizin yapılan itirazın süre yönünden reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar vermesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2022 tarihli ve 2022/14 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.