Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1389 E. 2024/7134 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1389
- Karar No
- 2024/7134
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/374 E.,2021/424 K. SUÇLAR : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARARLAR : Ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanıklar hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 25.05.2021 tarihli ve 2021/1637 Soruşturma, 2021/1028 Esas, 2021/83 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin, sanıklar hakkında aynı eylemle Giresun 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/654 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamanın sürdüğü ve kovuşturma aşamasına geçilmiş olduğu gerekçesiyle Giresun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/374 Esas, 2021/424 sayılı kararı ile red kararı verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 2021/12834 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/38849 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/38849 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Seri muhakeme usulü" başlıklı 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; ...2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170), ... suçları.2) Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.(3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır..." şeklindeki, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 31. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen geçici 5/1-c maddesindeki “250’nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252’nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır.” ve anılan Kanun’un geçici madde 5/1-d maddesindeki “1/1/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler gözetildiğinde, Somut dosya kapsamında, atılı suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, seri muhakeme usulünün ancak anılan düzenlemeler uyarınca 01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda uygulanmayacağı dikkate alındığında, Giresun Cumhuriyet Başsavcılığınca 27/11/2020 tarihli ve 2019/7486 soruşturma, 2020/1703 esas, 2020/1255 sayılı iddianame ile açılan kamu davasında, Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2021 tarihli duruşmasında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Giresun Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine düzenlenen talepnamenin, aynı eylem sebebiyle sanıklar hakkında 27/11/2020 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı ve Giresun 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/654 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamanın sürdüğü, 01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma aşamasına geçmiş dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanmayacağı, sanıklar hakkındaki eylemle ilgili kovuşturma aşamasına geçilmiş olduğu gerekçesiyle iadesine karar verilmiş ise de, atılı eylem dolayısıyla 01/01/2020 tarihi itibariyle henüz kovuşturma evresine geçilmediği ve sanıklar hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dokuzuncu ve on dördüncü fıkraları şöyledir; "... (9)Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir.. (14) Dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler...” şeklinde düzenlenmiştir. 3.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanunu'nun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesinin bir ve ikinci fıkrası uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. 4.Somut uyuşmazlıkta; 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin ondördüncü fıkrası uyarınca kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğu hususu gözetilmeksizin, kararın kesin olduğu belirtilmesi ile kanun yoluna başvuru hakkının kullanılması usulüne ilişkin olarak sanıklarda yanılgı oluşturulduğundan, inceleme konusu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmıştır. 5.Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 ve devamı maddeleri uyarınca temyiz kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.