Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/1169 E. 2024/12802 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1169
Karar No
2024/12802
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1232 E., 2022/1487 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2022/1232 Esas, 2022/1487 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-b. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ereğli (Konya) 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Muhalif Üye

MUHALEFET ŞERHİ Ereğli (Konya) 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2018 tarihli ve 2018/120 Esas, 2018/255 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında TCK'nın 142/1-e, 31/3. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın istinaf incelemesi neticesinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 11.05.2022 tarihli kararı ile dosya üzerinden suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/1-e, 31/3, 62. maddesi uygulanarak hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verildiği olayda; Temyiz başlıklı CMK'nın 286. maddesinin 286/2-d fıkrasında, (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının ...temyiz edilemez olduğunun belirtildiği fıkrada, istinaf mahkemesince 3 yıl 4 ay hapis cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezasına indirilerek CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanması ve akabinde denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suç nedeniyle istinaf mahkemesince açıklanan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün temyizinin mümkün olup olmadığı hususu sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilafın konusunun oluşturmaktadır. İstinaf mahkemesince CMK'nın 231/5. maddesi kapsamındaki kararın açıklanması sonucu verilen hükmün CMK'nın 286/2-d fıkrası kapsamında ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen bir karar niteliğindedir zira, CMK'nın 231/5. maddesi kapsamındaki karar hukuki sonuç doğurmayan, infazı kabil olmayan,tekerrüre esas alınmayan nitelikte bir karar olduğu için teknik anlamda mahkeme kararının hukuki sonuçlarını doğurmaktan uzak karma nitelikte olduğu birçok içtihatta vurgulanmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/14-102 esas, 2014/128 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği, dolayısıyla HAGB kararı verilince yeni bir sürecin başladığı, HAGB kararına karşı itiraz yoluna başvurma (yeni düzenlemede istinafa başvurunun olanaklı olduğu) imkanı varken HAGB kararı açıklanınca yasa yolu değiştiği dikkate alındığında HAGB kararı verilmesi ile HAGB kararın açıklanması kurumlarının birbirinden farklı sonuçlarının olduğu ve başvuru yasa yollarının da değiştiği görülmektedir. İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen mahkumiyeti sadece ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilen mahkumiyet kararı veya ilk derece mahkemesinin beraat, CVYO dair kararı kaldırıp mahkûmiyet kararı vermesine müşahhas olarak algılamak aynı sonuçları doğuran açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak hukuk düzenindeki sonuçlarını eşit görmemek ve üst mahkemenin denetiminden kaçınmaktır. İstinaf mahkemesince CMK'nın 231/5. maddesi kapsamındaki kararın açıklanması sonucu verilen hükmün hukuki sonuç doğurması, tekerrür esas alınması, adlî sicil kaydında gözükmesi ve infaz kabiliyetinin bulunması gibi teknik anlamda hüküm vasfına haiz olduğundan ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen bir hükümdür. Bu niteliği itibariyle de kararın temyizinin mümkün olduğu düşüncesindeyiz. İş bu kararın kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı görüşünde olan sayın çoğunluğuna katılmıyoruz. 25.09.2024

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/1169, K. 2024/12802, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-1169-e-2024-12802-k-f5d11ffd3c44