Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/6342 E. 2024/8341 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6342
Karar No
2024/8341
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/547 E., 2022/318 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.06.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kötü muamele suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır. 2. Bodrum 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.02.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kötü muamele suçundan 5237 sayılı Kanunun 232 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Bodrum 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.02.2014 tarihli kararının katılan ... müşteki vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (4). Ceza Dairesinin 04.11.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında kötü muamele suçundan kurulan hükmün; "...1- Müşteki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın CMK'nın 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nın mağdurlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Aile bireylerine kötü davranma suçu; yaralama, tehdit, sövme gibi 5237 sayılı TCK'nın başka maddelerinde açıkça düzenlenmiş suçlar dışında kalan, çıplak gezdirme, aç bırakma, sürekli alay etme, korkutma gibi merhamet ve şefkatle bağdaşmayan eylemleri kapsamaktadır. Bunun yanında kötü muamele suçunun oluşabilmesi için mağdura yönelik fiillerin süreklilik arzetmesi gerekir. Sanığın, iddianameye konu eylemlerinde yukarıda anlatıldığı biçimde sürekliliğin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Kabule göre de; 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Yasa'nın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiştir. Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5. maddenin (d) bendi ile; "01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" hükmü getirilmiştir. Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen Anayasa Mahkemesi, (25/06/2020, 2020/16, 2020/33; R.G. 19.08.2020, Sayı:31218), sözü geçen geçici 5/d maddesindeki hükmün, "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de; 5271 sayılı Kanun’un 2/1-(f) maddesince hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi ve aynı Yasanın 251/3. maddesi gereği mahkumiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörülmesi, bu durumda temyiz incelemesi devam eden dosyalar bakımından lehe düzenlemeler getirmesi karşısında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında; sanık lehine getirilen yeni düzenlemenin, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesi gereğince 5271 sayılı CMK’ya eklenen geçici 5. maddesiyle "kovuşturma evresine geçilmiş" dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 5271 sayılı CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2022 tarih ve 2021/547 Esas, 2022/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bendi, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile mahkumiyetine ve erteleme hükmünün uygulanmasına, basit yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (e) bendi, 62 nci maddesi, 52 inci maddesi uyarınca 5000 Türk Lirası adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın eylemlerinin suç teşkil etmeyecek nitelikte olduğuna, eylemlerin tedip hakkı sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine, re'sen takdir edilecek sebeplerle kararın bozulmasına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; cezalarda alt sınırdan hüküm kurulmaması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğine, takdiri indirim uygulanamayacağına, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek sebeplerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın, öz oğlu olan mağdur ...'i, olay tarihinde okuldan eve getirdiği, yağan ... nedeniyle mağdurun elbiselerinin ıslandığı, sanığın mağdurun elbiselerini değiştirdiği sırada mağdurun tişörtünü yırtarak çıkardığı, bu eylemi sebebiyle tişört lastiğinin mağdurun üst dudağına geldiği ve mağdurun yaralandığı, ardından mağdurun sağ kolunu sandalyeye kemerle bağlamak suretiyle kötü muamele suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede, 1.Sanık hakkındaki yargılama konusu ... için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı ve aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede, Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre iddia ve suçlamanın soyut ve şüpheli kaldığı, sanığın aşamalarda değişmeyen ve suçlamayı reddeden savunmalarının aksine mağdurun soyut iddiaları dışında mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2022 tarih ve 2021/547 Esas, 2022/318 Karar sayılı hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında yaralama suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2022 tarih ve 2021/547 Esas, 2022/318 Karar sayılı hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/6342, K. 2024/8341, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2022-6342-e-2024-8341-k-27db924b7dfe