Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5370 E. 2024/9434 K. – Suçu Ve Suçluyu
Konu: Suçu Ve Suçluyu Övme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5370
- Karar No
- 2024/9434
- Karar Tarihi
- Konu
- Suçu Ve Suçluyu Övme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/545 Esas, 2021/1156 Karar SUÇ : Suçu ve suçluyu övme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2019 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, hak yoksunluklarının uygulanması ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2019 tarihli kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 215 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 1.240,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 24 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir. C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2020/545 Esas, 2021/1156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; özetle; sanık hakkında unsurları yönünden oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Dava konusu olay; sanığın "Facebook" isimli sosyal medya hesabından 13.11.2014 tarihinde "Tüm dünyada 10-15 milyon sempati duyanı plan bir camia'yı Paralel diye yaftalamak, KÜFRE denk bir Günahtır. ... ... GÜLEN Tövbe edip helalleşmeli, hatadan dönmeli" şeklinde; 26.08.2014 tarihinde "Twitter da FUATAVNİ Alman istihbaratının *** ve tarafını dinlemesi ile kaldıkları ikilemi, kontrayı çok güzel bir şekilde ifşa ediyor. KAÇIRMAYIN. ***'nin PARALEL safsatasının çöküşünü daha net izletin. Sayfamda yer alıyor" şeklinde; 26.08.2014 tarihinde "PIRLANTA MÜLAHAZALAR. Garipler çağ ve nesil. Garipler, ölü toplumlara hayat sunmak, onlara kaybettikleri değerleri yeniden iade etmek için bir düzine mukaddes düşünceyle, her Allah'ın günü toplumun kapısına dikilir, kapının tokmağına bir kaç defa asılır; sonra tuhunun ilhamlarını haykırır ve geri dönerler ... Gülen Hocaefendi" şeklinde paylaşım yapmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. İlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamı, sanık savunmaları ve açık kaynak araştırma raporları birlikte değerlendirilerek sanığın suçu ve suçluyu övme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle sanık ve müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Basın yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218 inci maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 5237 sayılı Kanun'un 215 inci maddesinin birinci fıkrası "İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. Suçun oluşması için failin "işlenmiş olan" bir suçu övmesi gerekmektedir. Oluş, tüm dosya kapsamı, sanığın yargılamaya konu edilen paylaşımları kendisinin yaptığına dair kabulü ile "olay ve olgular" bölümündeki tespitler birlikte değerlendirilmiştir. Bu itibarla; sanığın özellikle FETÖ üyelerini ve oluşumunu suçlamanın küfre denk bir günah olduğuna dair ifadeleri ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşından "hoca efendi" tabiriyle bahsetmesi ve paylaşımlarının yapıldığı tarih itibarıyla birlikte değerlendirildiğinde; atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış ve Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2020/545 Esas, 2021/1156 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.