Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11957 E. 2025/8053 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11957
Karar No
2025/8053
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1038 E., 2021/1445 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2019/98 E., 2019/416 K. sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet ve beraat hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/2377 E., 2019/2587 K. sayılı kararı ile "... Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ve sanık ... hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik, heyetle birlikte dosyadaki mevcut CD'nin izlenmesi ile yapılan incelemede; Sanık ...'a CMK'nın 191. ve 147. madde ve fıkraları hükümleri gereğince kimlik tespiti yapılıp, yasal hakları hatırlatılarak ve iddianame okunarak sorgusunun yapılması gerektiği halde, iddianame okunmadan ve hakları hatırlatılmadan sorgusunun yapıldığı, usulüne uygun olarak savunmasının alınmadığı, bu surette hukuka aykırı olarak tespit edilen sorgunun hükme esas alınarak hüküm tesisi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 147 ve 191. maddelerine muhalefet edildiği, bu durumun CMK'nın 289/1-i madde ve fıkralarına göre kesin hukuka aykırılık hali olup, aynı Yasa'nın 280/1-d maddesine göre bozmayı gerektirmesi, Kabule göre de; 1-Dosya kapsamında dinlenen tanıkların sanıklarla akrabalık durumu, sanıkların birbirleri ile kardeş olduklarıda gözetilerek, 29/12/2018 tarihinde sanık ...'ın işyerinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sol kolundan yaralandığı, tedavisinin yapıldığı, elinin sarıldığı, heyetce incelenen CD'de sanık ...'ın yanındaki diğer şahsın montun sol kolundan kolunu geçirmediği ve montun sol kolunun boş olup sallandığı, üzerindeki montun sanık ...'ün de giydiği mont olduğu birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... hakkında atılı suçlardan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi, 2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30/12/2018 yerine 29/12/2018 olarak gösterilmesi, 3-Adli Emanetin 2019/17 sırasında kayıtlı emanet eşyası hakkında herhangi bir karar verilmemesi, 4-İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamaya ilişkin ve sanıkların savunmalarının alındığı 14/02/2019 günlü 1. celseye ait duruşma tutanağında, zabıt katibine ait ıslak imza veya Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan kontrole göre elektronik imzanın bulunmaması…" gerekçeleri ile sanıklar hakkında şikâyetçiye yönelik hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/2377 E., 2019/2587 K. sayılı kararı ile bozma üzerine Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/87 E., 2021/89 K. sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/11957, K. 2025/8053, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-11957-e-2025-8053-k-04a896b5cc78