Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/121 E. 2023/8882 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/121
Karar No
2023/8882
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/40 E., 2021/432 K. SUÇ :Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz HÜKÜM : Beraat, düzeltilerek istinaf başvurusunun reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Hınıs Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2017 tarihli iddianamesi ile sanığın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. 2. Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 5 ay hapis cezasının ertelenmesine ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın ve suçtan zarar gören Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan mahkumiyetine ilişkin bölüm tamamen çıkartılarak yerine; ''...Sanığın üzerine atılı hakkı olmayan yere tecavüz suçu bakımından yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeni ile 5271 sayılı CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca üzerine atılı suçtan BERAATİNE...'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz istemi; sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; Dava konusu olay, sanığın Hınıs Belediyesi adına kayıtlı Hınıs İlçesi ... Mahallesi 106 ada 33 nolu parsel üzerine balkon yapıp kendisininmiş gibi kullanarak tecavüz ettiğine ilişkin bilirkişi raporu ile tespiti, sanığın kabulü, tüm bu delillerin birbirini doğrulaması ve tüm dosya kapsamında sanığın üzerine atılı suçu işlemiş olduğundan bahisle mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü Sanığa ait balkonun Erzurum İli, Hınıs İlçesi ... Mahallesinde bulunun araziye tecavüzlü olduğu anlaşılan olayda, 6360 sayılı Kanunun 01.04.2014 tarihinde yürürlüğe giren 1/3. madde ve fıkrasına göre, büyükşehir belediyesi kurulan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılması, köylerin mahalle olarak, belde belediyelerinin ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılması karşısında; sanığın araziye yaptığı tecavüzün 01.04.2014 tarihinden sonra olması ve ayrıca arazinin tapuda belediye adına kayıtlı olması nedeniyle suç unsurları oluşmayacağından sanığın mahkumiyetine ilişkin bölüm tamamen çıkartılarak yerine ''...sanığın atılı suçtan beraatine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine...'' karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname yönünden; Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli, 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden verilen beraat kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. B. Suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz istekleri yönünden; Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi ...'nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi Kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağına ilişkin düzenleme karşısında, davadan haberdar edilmeme halinde katılma talebinin ancak ilk derece yargılamasında duruşma açılarak karara bağlanabileceği, katılma hususunda olumlu olumsuz bir karar verilmeden istinaf davası inceleme kapsamının belirlenebilmesinin de mümkün olamayacağı nazara alınıp, kanun yolu incelemesi sırasında davadan haberdar edilen şikayetçi ... vekilinin tebliğ üzerine ... vekilinin katılma ve istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla; 2. Şikayetçi ... davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi birinci fıkrası ve 234 üncü maddelerine aykırı davranılması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, anılan usul kaidelerine riayetsizlik ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine aykırı karar verildiği anlaşılmıştır. 3. Anayasa Mahkemesi'nin, 02/08/2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/04/2022 gün ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında aynı Kanun'un 250 inci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/121, K. 2023/8882, T. 21.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2022-121-e-2023-8882-k-c51edb818844