Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/9543 E. 2024/376 K. – Parada Sahtecilik
Konu: Parada Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9543
- Karar No
- 2024/376
- Karar Tarihi
- Konu
- Parada Sahtecilik
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/178 E. 2016/199 K. SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafiileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli kararı ile parada sahtecilik suçundan sanık ... A. hakkında 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası; sanık ... O. hakkında 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... O. müdafiinin temyiz isteği; 1. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 2. Yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine ilişkindir. B. Sanık ... A. müdafiinin temyiz isteği; Kararın eksik inceleme sonucu alındığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanıkların sahte para tedavüle koydukları iddiasına ilişkindir. 2. Suçtan zarar gören Hüseyin'in, pazar tezgahından önce sanık ... O.'nun iki adet tişört alarak 100,00 TL'lik, daha sonra diğer sanık ... A.'nın iki adet tişört alarak 100,00 TL'lik banknot vermesi üzerine şüphelenip paralara bakınca her ikisinin de sahte olduğunu beyan ederek müracatta bulunduğu belirlenmiştir. 3. 01.05.2016 tarihli teşhis tutanağı ile suçtan zarar görenin, sanıkların kendisinden alışveriş yapıp sahte para veren şahıslar olduğuna dair kesin ve net olarak teşhiste bulunduğu belirlenmiştir. 4. 01.05.2016 tarihinde sanık ... O.'nun ikametinde yapılan aramada, mutfak içerisindeki ocağın üzerinde bulunan dolapta kağıt peçeteye sarılı 95 adet 50,00 TL ve 8 adet 100,00 TL'lik sahte banknot, ayrıca oturma odasında çekyatın altındaki ayakkabı kutusunun kapağına el ile yazılı parasal hesapların olduğu not hesap çetelesinin ele geçirildiği belirlenmiştir. 5. T.C. ... Denizli Şubesinin 02.05.2016 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile 11 adet B0** *** 455 seri numaralı 100,00 TL, 3 adet B5** *** 706 seri numaralı 100,00 TL, 23 adet B9** *** 514 seri numaralı 50,00 TL, 28 adet B6** *** 552 seri numaralı 50,00 TL, 44 adet B6** *** 421 seri numaralı 50,00 TL'lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... O. Müdafiinin Alt Sınırdan Uzaklaşılmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden 5237 sayılı Kanun'un "Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi" başlıklı 3 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. .." Aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Hakim, somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. .." Yukarıda yazılı ilkeler, cezanın belirlenmesinde, temel kurallar olup suçun hangi şekilde işlendiği, kullanılan araçların neler olduğu, zarar ve tehlikenin ağırlığı ile kusurun oranı tespit edilerek hâkim cezayı belirler. Hukuka aykırı olan fiilin ortaya çıkardığı haksızlık durumu derecelendirmeye tabi tutulabilir. 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında belirtilen tüm unsurlar bir bütün olarak değerlendirilerek, işlenen suç ile orantılı olacak şekilde bir ceza veya güvenlik tedbirine hükmolunur. Hâkime tanınan yetki, alt ve üst sınırlar dahilinde cezayı belirlemektir. Ölçülülük ilkesi gereğince değerlendirmeyi bu sınırlar dahilinde yapacak olup, dosyadaki delilleri değerlendirerek, kişiye en uygun yaptırıma karar verirken, amaç sanığı cezasızlaştırmak, yalnızca lehine olan hükümleri uygulamak değildir. Mağdurun da mevcut durumda suçtan hangi oranda zarar gördüğü önemlidir. Dosya bir bütün olarak ele alınır ise o aşamada ceza bireyselleştirilebilir. Aksi halde her durumda aynı ceza ve güvenlik tedbirine başvurulur. Hâkime kanun ile verilen takdir yetkisi sınırsız değildir. Hâkime cezanın bireyselleştirilmesinde takdir yetkisinin tanınmasının sebebi, suça ilişkin en uygun cezanın verilebilmesini sağlamaktır. İşlenen suçun oranı ile verilen cezanın oranının eşit olması halinde mağdurun daha fazla mağdur edilmesinin önüne geçilecektir. Dava konusu olayda, "suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kast durumu, sanığın amacı ve saiki, ele geçirilen sahte para miktarı" göz önünde bulundurularak sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Diğer Yönlerden; 1. Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanun'la değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca infaz aşamasında res'en uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki “taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde kalan tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” hususuna ilişkin ihtarat sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Suçtan zarar görenin anlatımı, sanıkların birbirleriyle çelişen savunmaları, ... raporu, ev arama tutanağı ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların birlikte kaldıkları ikamette yüklü miktarda sahte para muhafaza ettikleri ve sahteliğini bildikleri bu paraları tedavüle koyduklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli kararında sanıklar müdafiileri tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.