Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/17816 E. 2024/340 K. – Kişiyi Hürriyetin
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17816
- Karar No
- 2024/340
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2868 E., 2020/1315 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır. 2. Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.07.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir. 3. Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin 29.09.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, yargılama aşamasında ölen sanık Zeki Çağlayan'ın, eşi olan tanık D.Ç.'ye sarkıntılık ettiği gerekçesiyle, sanık ... ve temyiz dışı sanık ... ile birlikte katılanın bulunduğu Dim Çayı Mevkii'ne gittikleri, sanık Zeki Çağlayan'ın, katılanın kafasına silah dayayarak katılanı tehdit edip sanık ... ve temyiz dışı sanık ... ile birlikte darp ettikleri, zorla araca bindirerek sanık Zeki Çağlayan'ın evine götürdükleri, ardından Hacet Köprüsü'ne bıraktıkları iddiasına ilişkindir. 2. Alanya Devlet Hastanesince düzenlenen 01.08.2011 tarihli adli raporda, katılanın mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu belirtilmiştir. 3. Sanığın, tevil yollu ikrar içeren savunmada bulunduğu anlaşılmıştır. 4. Yargılama aşaması devam ederken ölen sanık Zeki Çağlayan'ın, ikrar içeren savunmada bulunduğu anlaşılmıştır. 5. Katılanın, aşamalarda istikrarlı ve değişmez beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır. 6. Yeminli tanık olarak dinlenen D.Ç. aşamalardaki beyanlarında özetle, eşi olan sanık Zeki Çağlayan'ın, sabaha karşı katılanı darp edilmiş şekilde eve getirerek kendisini rahatsız eden şahıs olup olmadığını sorduğunu, ardından katılanı evine bıraktıklarını ifade etmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, katılana yönelik birden fazla kişi tarafından birlikte ve silah kullanarak atılı suçu işlediğinin katılan ve tanık beyanı, sanık savunmaları ve doktor raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanık hakkında, atılı suçtan hüküm kurulurken ilk derece mahkemesince belirlenen temel cezada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ve 61 inci maddesinin birinci fıkrasına bir aykırılık bulunmadığından, sanık müdafiinin, bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından temyiz dışı sanıklar ile iştirak halinde işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından temyiz dışı sanıklar ile iştirak halinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 29.09.2020 tarihli kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.