Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/17942 E. 2024/339 K. – Kişiyi Hürriyetin
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17942
- Karar No
- 2024/339
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3503 E., 2020/1396 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır. 2. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 3. Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 05.10.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse, lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, eğlence mekanında güvenlik görevlisi olarak çalışan sanığın, eğlence mekanında çalışan bayan müşteriyi evine bırakmasından sonra evine gitmek üzere temyiz dışı sanık ... ile birlikte taksi şoförü olan katılanın aracına bindikleri, belirtilen adrese geldikten sonra masa ve sandalyelerin çekilmesine yardım etmesi için katılanı yukarı çağırdıkları, sanığın, yukarı çıkan katılanın başına silah dayayarak tehdit edip darp ettiği, temyiz dışı sanık ...'ın da görüntüleri kayda aldığı, ardından katılanı serbest bıraktıkları bulunduğu iddiasına ilişkindir. 2. Görevlilerce düzenlenen 15.01.2018 tarihli CD inceleme tutanağında, sanık ...'nın karyolada oturan katılanı, başına silah dayayarak tehdit ettiği, kafasına silahla vurmak suretiyle darp ettiği belirtilmiştir. 3. Adli Tıp Kurumu'nun 05.04.2018 tarihli raporunda, katılanın mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir. 4. Sanığın tevil yollu ikrar içeren savunması olduğu anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, temyiz dışı sanık ... ile birlikte kendilerini taksi ile eve bırakması için çağırdıkları katılanı, evde masa ve sandalyelerin çekileceğini söyleyerek hile ile eve çağırdıktan sonra silahla hürriyetinden yoksun kıldığı gerekçesiyle hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Ceza miktarı itibariyle yasal şartları oluşmayan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiş, sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. 2. Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun, sanık tarafından cebir ve tehdit kullanmak suretiyle silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 05.10.2020 tarihli kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.